Sonunda yeni bolume merhaba dedim. Yeniden yasadigim sehri, ulkeyi, isimi, cevremi degistirdim. Kalbimin bir kismini orda biraktim, zor oldu, hem de tahminimden daha zor.
Ulkeyi birakip gitmek ne kadar zorsa belli bir sure baska bir yerde yasayip geri donmek de bir o kadar zor aslinda. Zorlastiran sebepler bazi noktalar da ayriliyor olsalar da aslinda temel sorun ayni. 'Comfort zone' u terk etmek. Hic caktirmadan benim comfort zone'um orasi olmus aslinda. Hele son dort ayimda hayatima giren sevgilimi de geride biraktigimi dusununce is daha da garip bir hal aliyor. Comfort zone daha da daraliyor oranin lehine. Su anda beni en cok rahatlatan ise bu durumu daha once yasamis olmam, zamanin ne kadar buyuk bir etkisi oldugunu biliyor olmam. Hatta cok ufak boyutlusu da olsa yillar once amerikadan donuste yasadigim demo surumu de sayarsak daha da tecrubeli sayiyorum kendimi. Yine de insan ulkesine geri donmenin daha kolay olacagini dusunuyor daha donmeden once. Ama yok o kadar da degil. Nerdeyse gidisle ayni seviyede zorluk.
Bir kere giderken biraktigim hic kimse aslinda benim biraktigim insan degil. Aynen benim de gittigim gibi gelmedigim gercegi gibi. Tipki icinde bulundugum dunya gibi insanlar da dinamik. Hicbirsey oldugu yerde durmuyor, surekli degisimin bir parcasiyiz. O yuzden kurulu bir sosyal hayata gelecegini dusunuyor insan, ama gercekler pek oyle degil. Tabi ki bir taban var ama ince detaylar da esnemeler cok, hepsini yeniden kurmak gerekiyor.
Karsilastirmalar bir yerden sonra cok can sikiyor. Hem benim icin, hem karsimdaki icin. Benim icimde surekli karsilastirma, ne yazik ki insan psikolojisi de devreye giriyor ve insan daha cok biraktigi yerin iyi yonlerini on plana cikartiyor. Bunu yenmek icin calismalarim devam ediyor, en azindan farkindalik sistemim calisiyor. Evi yerlestirme islemini bitirdikten sonra artilar eksiler listesi cikartip pozitif yanlari kafamda on plana cikartmayi planliyorum. Umudum ise yaramasi. Yaramazsa da baska bir cozum bulacagim artik. Ama onu ise yaramazsa dusunurum artik.
Gelelim is konusuna. Iste en buyuk korkum. Oraya gittigimde de en buyuk korkum ise alisamamakti. Simdi yine aynisi. Aslinda sadece form degistirmis hali gecmiste yasadigimin. O yuzden biliyorum hangi yollardan gececegimi. Ama insanim iste, korkularimla varim bu hayatta ve evet korkuyorum. Onun da kendimce bir cozumunu buldum. Alti ay veriyorum kendime, alti ay sonra bir durum degerlendirmesi beni bekler. Hala mutlu degilsem yaptigim isten, ya da olur ya hala anlamadiysam ne yaptigimi bu sefer ozel hayatimin degerlendirmesini yapacagim. Orda mutluysam is aramaya baslarim, orda da mutlu degilsem bu sefer geri donmenin yollarini ararim. Gitmek o kadar da zor olmaz sanirim, hele beni hala orda sevgilim bekliyor olursa cok daha kolay olur. Ama iste bunlarin hepsi alti ay sonraki benim karar verebilecegi seyler. O yuzden simdilik hepsi rafta. O zamana kadar ev icin yapacagim harcamalarda biraz muslugu kismaya karar verdim. Su an icin yapacagim tek sey bu. karar vermeler alti ay sonranin isi.
Sevgilime gelince, ozluyorum onu. Hem de bana cok ilginc gelse de tahminimden cok daha fazla ozluyorum. Ben buraya gelince hayatin karmasasina takilirim, vaktin nasil gectigini anlamam gibi dusunmustum. Ama yanilmsim, tam tersi oluyormus aslinda. Son zamanlarda benim hayatimi o kadar kolaylastirmis ki esas ona karmasik anlarda ihtiyac duyar olmusum. O yuzden hep aklimda. Sanirim o benim icin artik ayri bir yazinin konusu olacak kadar onemli. O yuzden kalsin ayri bir yaziya :))
Diger bir konuda bana hala garip gelen ama sanirim kacinilmaz olan bir gercek. Yabanci hissediyorum kendimi burda su anda. Umudum gecici olmasi bu duygunun. O zaman bunu da dusunme kismini erteliyorum.
Gelelim sonuca. Insan kendi ulkesine bile donuyor olsa degisimler her zaman zorlayiciymis. Onemli olan butun konulari adim adim ele alabilmeyi ogrenebilmekmis. Zaman da her zamanki gibi en buyuk yardimciymis, en cok guveni hakedenmis.