27 Nisan 2018 Cuma

Kendime cok kirginim

Dun belki de kariyer hayatimin en kotu gununu yasadim. Hayatimda ilk defa belki de calistigim insandan boyle negatif bir geri bildirim aldim. Hem de pozitif geri bildirim almayi en cok bekledigim zaman. Bir senenin degerlendirmesi olmaliydi sonucta, gecen sene yogunluktan 5 gun hastanede yatmistim, 3 hafta yataktan cikamamistim. Gunlerce sabahlamistim. Patronumun yuzune gulup arkasindan hic konusmamistim. Sevdigimi de, hosuma gitmeyeni de hep yuzune soylemistim, yaptigimi da yapmadigimi da. Ama ne yazik ki dun ku konusmada gordum ku kapitalizmin bana hic uymayan baska taraflari da varmis. O koltukta yeterince oturan her insan gozunun onunde egosunu oksasin digerleri istermis, arkasindan ne soyledigi pek de umurunda degilmis, durustlugun ne onemi varmis ki pohpohlamadiktan sonra. Yeterki yapilmis olsun, o yapsam da yapmasa da o isi bazilari icin ben yaptim demek cok kolaymis. Yeter ki isler yurusun, baskalarini mutsuz etmis etmemis cok da umurunda olmazmis, bir kadin diger kadinin en dogal hakki olan anne olma istegini sirf ona isverme yetkisi verseler de sorgulayabilirmis. Ve bunu benim kendime patron diye sectigim adam da isler yuruyor diye sessiz sessiz izlermis.
Tabi bana da yaziklar olsun ki butun bunlar olurken birakip gidemedim. Bundan yillar once gosterdigim cesareti gosteremedim. O zamanlar bu kadar esiri olmamisim paranin bana sagladigi hayatin, aliskanliklarin, rahatin, esyalarin, luksun. Utandim kendimden, edemedim istifa. Gece aglayip, sabaha karsi uyuyamayip yatakta donup, sabah da mutsuz mutsuz kalkip ise gittim yine. Esiri oldugum plazama girip mutluymus numarasi yaptim, konusma arasinda ne kadar farkli ve zeki oldugumu gosteren cumleler kurdum. Herkesin oynadigi oyunu oynadim. O plazadan gecenin saat onunda cikinca eve arabayla gelebileyim diye, sabahlara kadar calistigim icin yorulan  beynimi dinlendirebileyim diye gidecegim tatilde dusunmeden istedigim otelde kalabileyim diye, sokakta gorsem donup yuzune bakmayacagim insanlarla dakikalarca konustugum icin hastalanan ruhumu tedavi edebilmek icin gitmeyi aklimdan gecirdigim psikolog icin para kazanabileyim diye. Birakamadim. Hazir hissetmedim kendimi. Ama gelecek o gun de.

22 Nisan 2018 Pazar

Onsuz ilk tatil

En hassas konu tatil ayriliklardan sonra benim icin. Uzunu, kisasi, haftasonu, her turlusu. Bir turlu tek basima tatile gidemedim. Aslinda onu bir yapsam belki hersey bambaska olacak ama yok hala cesaret edemedim. Bunlari dusunurken 23 nisan da pazartesine denk gelince beni yine kafa agrilari basmisti. Gaza geldik neyse ki, kalktik geldik alacatiya. Butun yol tek basima araba kullanmak cok ama cok iyi geldi. Yine kendim yapinca biseyleri bi ozguven patlamasi geldi. 
Zaman da fena gecmedi simdiye kadar, dun cok guzeldi, sabah uyaninca birine sarilamamak zor geldi, gozlerim de simdi biraz nemlendi. Yalan yok. Ama az kaldi, geciyor, daha da gececek ve hicbirsey kalmayacak. Az kaldi. 

18 Nisan 2018 Çarşamba

Hayal

Hayaller mi yanlis, yoksa hayalini kurduklarimiz mi? Yoksa hayallerimizi kurdugunuz insanlar mi? Dogru insanla hayallerimi kurmaya karar verdim bugun. Bos umitlerin pesinde hayal kirikligi yasamamaya, kendimle mutlu olmaya, beraber mutlu olacagim hayallerimin insanina sadece inanmaya. Cunku yine mucizeler kspida biliyorum. O yuzden cok guclu hissediyorum bugun, bayagidir boyle hissetmemistim. Bazi insanlarin caresizlikten, mutsuzluktan onlari en mutsuz eden insanlara tutunduklarini gordum bugun. Uzuldum, ama ben oyle biri olamam, onlardan biri degilim, beni mutlu etmek istemeyen biri icin uzulmeyecegim, ben degerliyim. Bu yaziyi muhtemelen okumayacaksin, ama keske birakabilseydin, onu hayatinda hala tutmak neden ondan kurtulmak varken, sana yasattigi o kadar seyden sonra bu kadar hasta ruhlu birini yaninda tutmak neden?

Kavanozu acamayanlar yuzunden

Ne ara erkekler kadinlarin bu kadar evlilik meraklisi oldugunu dusunmeye basladi? Biz mi yaptik bunu acaba? Yanlis mi anlattik kendimizi? Hayat paylasmak istemek ne zamandan beri caresizce evlenecek erkek aramak oldu?
Belki de genellemeler bizi bu hale getirdi. Illa ki var onlarin anladigi bir grup insan toplulugu. Ama derdi sadece hayati paylasmak olan kadinlar da var. kendi kendine oldugunda da yetebilen, ama dogru insani bulunca ortaya mucizeler cikarabilecek kadar guclu kadinlar da var. yanindaki erkek olmadan da var olabilen, basarmaktan korkmayan, bazen kendi yolundan giden, bazen yanindakiyle el ele. Illa kavanozu acamayan kadinlar karsiniza cikmayacak yani, guc gosterisi sergilemeden de sizi sevebilen kadinlar da var. Sadece para icin degil, sadece tip icin degil, sadece guc icin degil, sizi siz oldugunuz icin seven kadinlar, yukunuzu artirmak icin degil, paylasmak icin yaninizda olmak isteyen kadinlar, ne kadar guclu oldugunuzu gostermeniz icin degil, birlikte daha guclu hissedeceginiz kadinlar. Artik hangisi ile birlikte olacaginizi dusunmek size kalmis tabi. Ona da biz karisamayiz. 

10 Nisan 2018 Salı

Sense eight

Benim kafam genelde biraz dağınık çalışır. Dizi seyrederken makale okurum, internet alışverişi yaparken annemle konuşurum, eskiden koşarken kitap okurdum falan. Doğru mu yanlış mı, oluyor mu oluyor. Ama bugünlerde, hatta sayalım bakalım son 11 gündür kafam zaten sürekli şu ben nerde hata yapıyorum acaba mevzusuyla meşgul olduğundan zaten yaptığım diğer herşey ikinci planda, ancak konsantre olabiliyorum. Akşamları da madem öyle diziye sarayım dedim. Sense Eight seyrediyorum. Az önce harika bir cümle söyledi, yazmadan edemedim, ‘impossibility is one kiss away from reality’. Çıtonkkkk. 5 ölçek hayat aşıladı bana, dilerim size de aşılar. Bir de nasıl desem hani, adamlar böyle bir dizi çekiyorsa, akıllarına geldiyse, hani eğer bu imkansızsa ama bir öpücük uzaklıktaysa bu olanlar, belki benim şimdi imkansız gördüğüm de bir tık bişey uzaklıktadır, henüz ne olduğunu bilmediğim. O zamannnn, bir adam var orda, düşündüm düşümden ayrı kaldım. Haydi ben diziye tekrar, bu arada yüzen çocuk, Wolfgang taş, belirteyim.

Biz iyi insanlariz

Biz iyi insanlariz, bugunlerde isyerindeki arkadasima en cok soyledigim cumle. Biz iyi insanlariz. Belki de biz iyi kadinlariz diye ufak bir duzeltme yapmam gerekiyor soylerken. Sevgimiz icin caba gosteriyoruz, deger verdigimiz insan icin elimizden gelen herseyi yapiyoruz, olmayani oldurmaya calisiyoruz. Sonunda ne mi oluyor, herifin teki cikip evet sen daha iyisini hakediyorsun ama ben yapamiyorum diyor. O an icinden neler neler geciyor soylemek icin. Soylemeyin, bosverin anlamayacak, hatta birsey soylerseniz anlasin diye daha da kendini bulunmaz hint kumasi sanacak. Rahatlamak icin soylediginizi saniyorsunuz ya hani, o oyle degil aslinda. Onun sizi anlayip evet ya bu kadin o kadin, kaymasin ellerimden kaybetmeyeyim onu diye dusunme mertebesine ulasip caba gostermesini bekliyorsunuz. Ama yok oyle bir dunya, olmuyor Yani, anlamiyor, anlayacak olsa inanin siz anlatmadan anlardi. Sonunda evet haklisin diyip kilini bile kipirdatnayacak ve siz daha da kotu hissedeceksiniz kendinizi bir tik daha da ugrastiginiz icin. Tokat gibi gelecek cunku, o da daha da vicdanini temizleyecek, evet ya kadin hakli daha fazlasini hak ediyor diyecek. Demeyecek ki ben bir gerizekaliyim, ugrasmam lazim. Yapmayin o yuzden, ona ders vericem diye kendinizi kandirip daha da kotu hissetmeyin kendinizi. Birakin kalsin oyle. Haketmeyene sessiz kalmak daha iyi. 
Dun en kotu gundu ayrildigimdan beri, icime yine bir yumru geldi oturdu. Kimseyle konusmak istemedim, oturmak istemedim, kalkmak istemedim, uyanmak istemedim, uyumak istemedim. Agladim, aglayamadim. Gulemedim. Haketmedim ben bunu dedim. Yine hicbirsey degismedi. Yine sabah oldu, yine gunes dogdu. Sanki bu sabah dune gore biraz daha parlakti, bi tik da olsa. Sanki bugun biraz daha guldum, biraz daha dinledim, biraz daha konustum, biraz daha yaptim herseyden biraz. Gececek, bir gun gelecek bu da gececek. Neler neler gecmiyor ki zaten? Akillandim mi acaba? Emin degilim, ben iyi bir insanim cunku.

6 Nisan 2018 Cuma

Yeni bir bolum daha

Ve artik yeni chapter basladi hayatimda tekrar. 30 Mart 2018 cuma gunu itibariyle. Ne zamandir sinyaller geliyordu. Karar vermeler, verememeler, cesaret edebilir miyim diye sorgulamalar, seviyorum yapabilir miyimler, daha neler neler.
Yapamayacagimi dusunuyordum, ta ki bana seni sevip sevmedigimi bilmiyorum diyene kadar. Onu duyunca icimdeki butun umut bitti. Cabalamaya deger arzusu kalmadi. Beni bu kadar degersiz hissettiren bir cumleden sonra durmak bana yakismazdi. Kendime saygim yerle bir olurdu. Ben seviyordum onu hala, zor olacakti o yuzden bitirelim dedikten sonrasi. Ama artik biliyorum nasilsa butun surecleri, nelerin olup nelerin olmayacagini. Sadece benim sevmemle herseyin hallolmayacagini, beni sevmeyen biriyle mutlu olamayacagimi, surekli degersiz hissedecegimi, bu yuzden de hep panikleyecegimi. Sonunda da daha seviyesiz ayrilacagimizi.
Cok kizginim yine de. Cok anlatmaya calistim ona. Bir onceki cumartesi anlatabildim sandim kendimi. Anlatamamisim, olmamis yine. Ayrilalim dedigimde bana ayrilmak istemiyorum dedigini sanmisim. Megerse o ayrilmaya hazir degilim demis. Zaman istemis kendini hazirlamak icin. Onu duyduktan sonra zaten toparlamamin imkansiz oldugunu anladim. Ertesi gun son defa bulustuk. Ikimiz de zorla orda gibiydik, birbirimize karsi son gorevimizi yerine getiriyor gibiydik saygidan. Havada dokunsan hissedilebilecek bi agirlik vardi. Yine konusmaya baslayamadi, ben basladim. Bizim iliskimizde cogunlukla oldugu gibi. O an farkettim ki onunla gecen bir yildan sonra ben de yavaslamisim, heyecanimi kaybetmisim. Umut var mi dedim gelecege dair, sana gelecekle ilgili hicbirseyin sozunu veremem dedi. Ben sana guvenmek istiyorum dedim, guvenemeyeceksem ben yokum dedim, o zaman bitirelim. Tamam. Caylarimizi bitirdik ve kalktik. Metroya birakir misin beni dedi, tamam. Inerken dikkatli sur dedi, ben kendime dikkat ederim zaten artik o senin isin degil dedim ve gittim. Yol bekledigim kadar uzun gelmedi. Hic kimseye kufretmedim. Eve geldim, arabayi park ettim. Inmedim arabadan. Ne olacak diye dusundum, ne kadar sacma aslinda ne olacagini dusunmek Bu kadar kontrol edemedigimiz bir dunyada yasarken. Zaten bir zamanlar nisan sonunda kocasi evi terkettikten sadece alti ay sonra herseyini degistiren insan ben degil miydim? Tahmin edebilmis miydim o zaman onlarin hicbirinin olacagini? Ama oldu, bambaska bir kadin cikti sonra benim icimden. Durduramadim yine de dusundum, uzuldum, anlattim, rahatlattim kendimi. Sonra toparlandim ciktim yukari. Annemlere ben ayrildim az once dedim. Yine dunyanin en guzel konusmasini yaptik. Aglayamadan uyudum o gece.

5 Nisan 2018 Perşembe

Daniel Gilbert naparmis

Dun gece uykum kacti, dondum durdum ama uyuyamadim. Sonunda kalktim aldim kitabimi elime. Daniel Kahneman’in “Hizli ve Yavas Dusunme” kitabini okuyorum. Tonlarca ilginc bilgi var icinde. Bir adamdan bahsediyordu verdigi bir ornekte. Daniel Gilbert. Adam harvard’da psikoloji profesoru. Mutluluk uzerine arastirmalar, kitaplar, daha neler neler. Usenmedim adamin adini google’da arattim gece gece. Baktim ted talk’i varmis megerse. Sabah seyrederim diye yazdim aklima. Az once seyrettim. Acayip etkilendim. Adam diyor ki, basimaza gelen olaylarin beynimizdeki frontal cortex in yardimiyla simulasyonunu yapiyoruz ve bu yaptigimiz simulasyonda her zaman olabilecekleri daha kotu bir gelecegimiz olacak sekilde hayal ediyoruz. Yok oyle bisey halbuki. Bu olaylar neler mi olabilir? Hersey. Aslinda istedigimiz ya da istemedigimiz birsey gerceklesse de gerceklesmese de belli bir zaman sonra ayni mutluluk seviyesine geliyoruz.
Yani terfi alsan da alamasan da, sevgilin olsa da olmasa da, terk edilsen de edilmesen de, piyango ciksa da cikmasa da, reddedilsen de edilmesen de aslinda bir sure sonra iki durumda da ayni yere geliyosun. Dusundum ben de, dogru aslinda. Bosanmasaydim mesela, su an oldugumdan daha mutlu olur muydum? Tamam belki tam su an dogru bir karsilastirma olmadi :)) sonucta yeni sevgilimden ayrildim, su anda benim icin o bir surelik kisim yani. Iki ay onceki halimden diyelim o yuzden, olmazdim muhtemelen, bayagi mutluydum. O yuzden cok da sey etmemek lazim. Gelen mutsuzluga bir misafir gibi bakip, bir sure sonra toplanip gidecegini bilerek iyi bakmak lazim. Sonucta o da gidecek, belki de yerini daha guzel bi mutluluga birakacak hem, belli mi olur?