Simdi burda da benim ego savaslarim devreye giriyor. Butun sabah bunun catismasini yasadim icimde, baska bir yemek programi yapayim diye dusundum, sorunca yemek diye benim isim var diyeyim dedim, sonra cok pislik geldi bana bu. Yapmadim. O cagirirsa kesin giderim dedim, en sonunda yine ben cagirdim, yok dedi, ikiletmeden indim. Burdan sonrasinda bisey yapmama artik gerek var mi cok da emin degilim. Gercekten en dogrusu mesafe koymak heralde, ne olursa olsun ozel hayatinda esit olmayi is hayatinda karistiriyor insan. Belki ben de oyle olurdum, belki gercekten zor biseydir o balansi tutturabilmek. İbrahim bile kendini kanuniyle bir tutmamis mi sonunda?
Simdi biz bugun yarin duzeliriz, ama Bu konu aslinda ne yazik ki baki.
Bi yandan da kendimi egitmeye calisiyorum, panik olmamaya calisiyorum. Ama cok zorluyor beni. Su gecen gunku mesele, beklemedigim davranis gelince, birden gidince bir daha gelmeyecek korkusu. Kendimi telkin etmeye calisiyorum, en kotu ihtimalde bile, gelmezse bile ne olabilir ki? Her gidenin yerine yenisi gelmiyor mu nasilsa? Ya da illa dolmasi mi lazim gidenin yerinin? Zorluyor beni ama, su anda bile tuhafim, gozlerimi zorlamasam baslarim yaslari akitmaya. Tam olarak neden akarlar ondan emin degilim gerci, o gidiyor diye mi yoksa basarisizlikla kodladigim icin mi?