Zaten bu aralar biraz limoni, nemli hava gibi, bi yagmur bastirsa ardindan da once hafif gunes yuzunu gosterecek sonra gokkusagi mucize habercisi sonra daaa gunesli gunler.
31 Ağustos 2016 Çarşamba
Kahve falinin faydalari
Simdi biri gelse de bana bi masal anlatsa, sonu cok guzel bitse, en birinci kahramani da ben olsam. Uc vakte kadar da gercek olacak dese. Valla harika olurdu. Ben de ne yaptim, gittim bu masali tam dusledigim gibi olmasa da parayla anlattirdim :) yani turkcesi falciya gittim. Hic oyle gunlerce arastirma falan da yapmadik, kadikoyde otururken hadi kahve fali baktiralim dedik, en yakin yere gittik baktirdik. Tam bir terapi. Bir kac seyde tuttu gibi, ben de simdi bekliyorum yilbasindan sonra isyerinde olacak mucizeyi. Tabi sadece is degil baska seyler de soyledi, gecmisi birak artik, sana hicbir yarari yok dedi. Bugunune odaklanma zamani, cik eskilerden, simdiyi kacirma oralara takilip. Tamam dedim ben de, zaten baslamissin bir kac ufak temizlik ve degisiklik daha gerekiyor dedi, o is bende dedim. Amannn guzel olsun iste hersey, zaten kisacik hayat, o da boyle uzulmekle aglamakla gecmesin.
28 Ağustos 2016 Pazar
Bekliyorum 2
Daha sabah bekliyorum dedim. Cok bekletmedi, simdi de dalaman havaalaninda bekliyorum o yuzden :)) hayatta hep biseyleri beklemekle geciyor zaten. Klasik var ya iste hani, yok okulun bitmesini bekle, is bulmayi bekle, erkeksen askerligin bitmesini bekle, ise gir tatilin gelmesini bekle, arkasindan maas zammini bekle, bonus yatacak mi yatmayacak mi diye ogrenmeyi bekle, terfiyi bekle, kac yil oldu ne zaman sirket arabasi olan bi pozisyona gecicem diye bekle, emekliligi degil de o guneydeki sahil mekanina tasinacagin gunu bekle. Evet bunlar biraz beyaz yakali plaza insani beklentileri oldu, nitekim ben de onlardan biriyim. Ama ben bugun bir de baska biseyi bekliyorum. Dalaman havaalaninda tam alti bucuk saattir hala kalkmasina uc saati olan ucagimi bekliyorum. Neden mi? Cunku yaklasik on saat oncesine kadar hala sevgilim olan insanla yaptigimiz planlar alt ust oldu, arabaya atlayip gitti, ben de elimde valizim hemen bir ucak bileti ve taksiye atladigim gibi ver elini havalimani. Yalnizca ufak minik bir ayrintiyi dusunemedim, dalaman havalimaninin minnacik oldugunu. Veee boylece saatlerce suren bekleyisim baslamis oldu. Artik bu surecin neredeyse son ceyregine yaklasirken de geriye donup baktigimda aslinda bayagi efektif gecirdigimi de anladim. Tabii vakit bol ya, bunun bile analizini yaptim. Oncelikle artik sevgilimden ayrildim, gayet bekar bir insanim artik bir yandan da kus gibi hafifledim. Omuzlarimda nasil bir yuk olmus bitirince anladim. Zorluklari ne olacak diye baktim, telefon konusmalarim eksik olacak, en azindan bir sure kesinlikle cok daha az calacak telefonum. Haftasonu geldi ne yapacagim telaslarim da buna paralel bir tik daha artacak. Ama en nihayetinde nerdeyse son iki aydir uzun mesafe iliskisi oldugu icin de bu telefon aliskanliginin olmamasina alismam da normal iliski bitimine alismaktan cok daha kisa surecek. Butun bu cikarimlari yapip beynime okeylettikten sonra da son gunlerdeki fiziksel ve beyinsel yogunluktan dolayi bir turlu haberlesemedigim bir kac insanla haberlestim, cok iyi oldu. Hatta bir kacina anlattim ki olanlari ayriligim da resmiyet kazanmis olsun. Velhasil kelam, ben hala bekliyorum simdi, su plaza zimbirtilarini degil de ucagimi. Bu arada da eski sevgilim aradi seni bekleyip Istanbul da havaalanindan alayim mi diye. Dogrusunu soylemek gerekirse istemiyorum, ama bir yandan da boyle kotu ayrilmak da beni sonradan kotu hatirlayacak olmasi da icime oturmustu, ustune bir de eger Istanbul da durmazsa yaklasik 17-18 saat araliksiz araba kullanmasina hem de o kafayla hem de bir onceki gunun uykusuzluguyla gonlum razi degildi. Basina bisey gelirse diye dusunup duruyordum. Ama bizimkinin kafa belli olmaz tabi, sonucta daha cok var benim ucagin inmesine, her an kafasina esebilir ve basip gidebilir. Gelip sakince benimle konusacakmis son plana gore. Bakalim bekleyip gorecegim ben de.
Bekliyorum
Yine bir tatilin donus gunundeyim. Gecen sene de kemer tatilinin son gununde artik bitmesini istemistim. Simdi yine ayni duygularim. Bir an once eve gitmek istiyorum, rutinime donmek istiyorum, isime gucume gidip, aralarda bir iki arkadasimi gorup, evi temizleyip utu yapip, cok moralim bozulunca da gidip ayakkabi almak istiyorum.
Anladim ki yeniden, bir sefer catlamaya baslayan bir iliskiyi kurtarmak neredeyse imkansizmis, hele benim gibi guvenebilmek icin karsi tarafa cok isin dustugu kisiler icin direk imkansizmis. Artik an meselesi oldu bitmesi. Gariptir ki bisey hissetmiyorum, hatta sessiz sedasiz bitsin istiyorum. Sanki bir yuk gibi simdi sirtimda cunku. Gorduklerim bana yetti simdilik. Yine derslerimi cikarma zamani geliyor. Anladim ki en onemlisi guven, gelecege guven en cok da. Ne kadar olacagi onemli olmasa da, bir adi konmasa da ortak bir gelecek paylasabilecegine inanmiyorsa bir kadin, o iliski olmuyor. Bana olmadi, inanamadim bir turlu. Birkac sebep birlesti, hepsi de gelecege guvensizlige baglandi. Olmayinca da olmadi. Artik her an bitebilecek bir iliskinin icindeyim. Vardir elbet bunun da bana ogretecekleri. O yuzden en iyisi yine akisina birakiyorum. Bakalim nasil biri dogacak yeniden bu bitisin ardindan. Bekliyorum.
14 Ağustos 2016 Pazar
Pazartesi sendromuna yeni bir tat
Hani bi hissiyat var, inanilmaz eminim herkes tadiyordur ara ara bu hissiyati. Sanki boyle senin disinda herkes mutlu, dunyanin mutsuzu sensin, herkesler bi yerlerde gununu gun ediyor, kimisi eller havaya, kimisi cocuguyla parkda bahcede, kimisi sevgilisinin omzunda ama hepsinin ortak noktasi da mutluluktan oluyorlar sen mutsuzluktan nefes kesintisi yasarken. Hele bir de sosyal medya mutluluklari eklenince buna katmerli katmerli geliyorlar insanin ustune.
Iste tam olarak ondan geldi benim icime oturdu bu aksam. Dedim dur kafa dagitalim, bos bos takilayim evde aliyim utulenecek bluzlerimi acayim poyraz karayelin 56. bolumunu tammm bos beles, ohh misss. Ama yok bu da fazla geldi takildi internet. Defalarca restart restart yok bi cozum. En son aradim turk telekomu anlattim derdimi. Kendimle de gurur duydum sakin sakin anlattim. Kapattim telefonu, utumu bitirdim, geldi internetim. Ama o icimdeki duygu kaldi bi gidemedi.
Ama gececek, birazdan gidip kitabimi okumaya baslayacagim, belki super not ruya gorecegim ve yeni haftaya en enerjik halimle baslayacagim. Kararliyim, simdi gececegim bu duygunun icinden sabaha da yepyeni bir gun yeni umutlar. Bekle beni pazartesi.
11 Ağustos 2016 Perşembe
Huzur bulsun o da
Az once eve geldim. Son bes haftadir oldugu gibi yine metroyla. Aktarmayi yapip ikinci metroya bindim. Kalkmadan once 3 dakika bekledi metro istasyonda her zaman oldugu gibi. Bir iki dakika sonra bir kiz bindi, sirtinda kocaman bir cantayla yorgunluktan bitmis orta boylu bir kiz. Sandalatleri ilgimi cekti ilk once, ondan dikkatimi cekti kiz. Sonra yuzune baktim, yorgunluktan baska bisey vardi yuzunde. Oturdu, camdan hicbir yere bakmaya basladi. Sonra bir baktim gozleri doldu, dudaklari buzuldu, elini koydu cenesinin altina. Ezildi biseylerin altinda, o ezildi kimse fark etmedi. Yan vagonda gencten bir cocuk alninin terini sildi, karsimda oturan kadin telefonundan oyun oynamaya basladi, ama o kiz hicbirsey yapmadi. Camdan hicbirseye bakmaya devam etti.
Birseyler yapmak istedim onun icin, bir nebze degissin bugunu, boyle hatirlamasin istedim. Ben biliyorum o duyguyu cunku, kocaman kalabaliklarin icinde yalniz kalip dolu gozlerle bosluga bakmayi. Konusmak istemeyecegini biliyorum, ben de yapabilecegim tek seyi yaptim. Dua ettim onun icin, huzur bulsun bir an once diye. Bugun bitmeden ruhu rahatlasin, rahat bir soluk alsin, hayatin ne kadar kisa oldugunu anlasin, gununu gun etmenin pesinden kossun diye.
Ben oralardan gectim, bir sey olmuyor. Kendi dusunup kendi agliyor insan sadece. O zaman en iyisi kendim calip kendim oynayayim dedim. Fena da degil hani. Bazen yine geciyorum metrodaki kizin moduna, ama artik tecrubeliyim ya hani, benim gozler dolmaya baslamayali bayagi oldu o hicbirseye bakmama anlarinda.
8 Ağustos 2016 Pazartesi
En azindan benim icin öldü
Benim bir arkadasim vardi bir aralar. Artik yok, cumartesini pazara baglayan gece öldü. Aslinda ölmek uzereymis de son nefesini de verdi boylece.
Ne cok oldu bu ara, artik bi ders cikarmanin zamani sanirim. O degeri verirken biraz daha dikkat bundan sonra. Herkese de oyle dagitmamak lazimmis. Gec oldu biraz kabul etmem aslinda, ne agladim vakti zamaninda onu kaybediyorum diye. Naparsin bu zamana kadar beklemek gerekiyormus tam anlamak icin. Yine vardir herseyde bir hayir deyip devam etme zamani. Umudum da bir daha olmamasi, bu sondur insallah. Daha uzun yazamiyorum bu seferlik, ne kadar alistira alistira gelse de son topragi atmak uzerine bi koydu bana.
6 Ağustos 2016 Cumartesi
Ayni anda olabilir
Bir kitap okuyorum su anda. Ilk okumaya basladigimda cok da sevemedigim, neden yazildigini anlamadigim bir kitap. Sonra anladim ki aslinda ben gereken onemi vermemisim okurken. Hep yatmadan once iki uc sayfa okuyup uykum gelince de birakmisim. Meger bundan fazlasi varmis kitapta.
Dun okurken yine daha once uzerinde hic dusunmedigim bir sey kesfettirdi bana. Diyor ki ayni anda birden fazla duygu olabilir hayatimizda. Ayni anda hem mutlu hem mutsuz olabilir insan. O zaman neden biri yuzunden digerinden alacagin keyiften vazgecesin ki?
Hayatimin cok garip bir evresindeyim mesela. Yeni bir ise basladim, daha once pek de asina olmadigim seyler yapiyorum, heyecanliyim, bu sansi yakaladigim icin de mutluyum, ya da gurur duyuyorum kendimle hadi tam dogrusunu soyleyeyim. Diger yandan da cuvallarsam diye korkuyorum. Iki yol var onumde diye dusunuyordum, ya mutlulugun ve gururun keyfini cikaracagim ya da korkumun beni ele gecirmesine izin verecegim. Megerse bir yol daha varmis, ikisini beraber yasamak, hem de ikisi de bir digerini daha da guclendirecek. Tabi bana gore onemli nokta yine de benim isime yarayacak duygunun bir adim daha one gecmesini saglamak. Esas challenge da bu kisim zaten.
Daha da farkindaligimi artiran kismiysa farkli olaylari ayni anda yasamamiz ve ayni anda birbirine zit duygular beslememiz ve iyi olani kotu olanin golgesinde birakmamiz. Halbuki butun duygular bizim icin, ya da kadinlar icin, erkekler iki duyguyla ayni anda bas edebilir mi pek de emin degilim :)) Iste tam yine burdayim, aslinda hep buralardayiz ya neyse. Geldim buraya istedigim yerde oturuyorum, guzel bir isim var, bir kac arkadasim var, onlarla beraber iyi vakit gecirmeye yetecek kadar da param var, hatta bir sevgilim de var amaaaa yanimda degil. Hep odagimi buraya cevirip mutlulugu golgede birakmaya meyilli bizim ruh halimiz. Degistiriyoruz bunu. Sevgilim yanimda degil mutsuz olmam da kotu bi taraf yok, yes yanimda olaydi iyiydi amma mutlulugu da kacirmamaya karar verdim. Al sana haftasonu dusunecek bi seyler. Bi de ben simdi ekstra bi mutluyum, mukemmel konumlu kutu gibi evimde tembel tembel gecirdigim ilk haftasonum. Biraz temizlik yapmam lazim bak bu da mutsuz tarafi. E hadi ben ikisine birden doneyim o zaman..
4 Ağustos 2016 Perşembe
Tesekkur ettim ona
Vee o an geldi catti. Hani su dusunup dusunup basima ne zaman gelecegini bilemedigim, ne tepki verecegimi zaten hic bulamadim. Ama hani kabul, oyle bir anda geldi ki basima, su kaderin oyunu dedikleri bu olsa gerek. Sanki hersey dun oyle bir sirayla gerceklestiki sonunda tam da hic beklemedigim bir yerde gordum onu. Eski esimi. Tam da onunla birlikte yasadigimiz evin hemen 200 metre uzagindaki trafik isiklarinda yanimdaki arabada. Takside eve donerken ben, telefonumla oynarken, her normal kadin gibi bi an elimi sacima goturdum geriye atmak icin, ayni anda kafami saga cevirdim ve sadece profilden gordum, 20 milyonluk sehirde yanimda duran arabada hayatimin seyrini tamamen degistiren adam.
Simdi gelelim hissiyatlarima. Kendi icimdeki tepkilerime. Benim icin inanilmaz bir andi cunku, olay zaten kendi bi garip, bir de oldugu yer an falan derken once inanilmaz bir sok ani. Sonra gecti ilk sok, boyle karnimda o garip yaratiklar carpismaya basladi, ucusmuyorlardi yalniz, hele kelebek hic degillerdi. Sonra bir iki dakka gecti, yesil isik yandi ve herkes kendi yoluna gitti. O beni gordu mu gormedi mi hic bir fikrim yok. Kendime odaklandim zaten, etilere gelene kadar o yaratiklar falan hicbirinden eser yoktu. Ama duygusallik bir sure kaldi benle, ne biliyim o arabanin yan koltugunda oturmanin hayallerini kuruyordum bir aralar, simdiyse onu gordugumde butun garip duygular ziyaretime geldi. 10 dakka sonra olayin dumurlugu disinda bir hissiyatim kalmamisti.
Yine de bilmedigim birsey var tabi. O arabanin yan koltugunda baska birini gorsem ne hissederdim bilmiyorum. Belki de o yuzden, adim adim olmasi icin allah karsima boyle cikardi.
Sonra birsey daha var, aradim butun bunlari Alex'e anlattim ve ona tesekkur ettim. Ne biliyim sanki o su an hayatimda olmasa bu kadar rahat geciremezdim gibi o ani. Iste belki de bu sebeple karsilastim ben onunla, ondan girdi Alex benim hayatima. Daha gecen gun soruyordum ona hala bulamadim senin hayatima girme sebebini diye. Ve iste dun tesekkur ettim ona tam da bu anda hayatimda oldugu icin.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)