31 Ocak 2016 Pazar

Mutluluk mu, mutsuzluk mu?

Cok uzun zamandir bu kadar uzun sure kendimle basbasa vakit gecirmemistim. Bir sonraki hedefim butun gun, ondan sonra da butun bir haftasonu. 
Kitap okudum bayagi. Muthis birsey ogrendim okudugum kitaptan, sifir, tunc kilinc yazmis. Ted videolarindan birinde seyrettim ilk, inanilmaz etkilendim, neyse iste. Yaklasik dort ay once ilk kitabi basildi, ben ancak christmasta turkiye'ye giden bir arkadasima siparis ettirdim. Bugun bayagi vakit gecirdim sifir'la. Iste o kitaptan muthis birsey ogrendim. Mutlu olabildigimiz icin mutsuz oluyoruz diyor. Mutsuz olabilmek hemen oncesinde mutlu oldugumuzun kaniti aslinda. Mutsuz olmadiysan eger, hic mutlu da olmadin aslinda, kaybetmeye deger hicbirseye sahip olmadin, anlamadin sahip olduklarinin degerini diyor. O yuzden korkma mutsuz olmaktan, bir sonraki mutlulugun icin hazirlanmaya baslamanin zamani gelmis demek aslinda. Butun o mutsuzluk anlari onun icin var aslinda. 
Dusundurdu beni, sanki kaybettigim bir yolu bulmus gibi hissettim sonra. Su hani bazi anlar var ya, bu kadar mi diye sorarsin karsindakine. O kadar yasanan, yapilan, soylenen, anlatilan, atlatilan seylerden sonra bu kadar mi yani demek istersin tam olarak ama o kadar uzatsan da uzatmasan da cevabi aslinda coktan bildiginden kisa kesersin. Bu kadar mi, dersin sadece. Iste oyle anlar benim mutsuzlugun dibine vurdugum anlar, yasamaya en cok korktugum anlardi. Durust oluyorum, hala da oyle. Bu kitabi okudum diye uc saat icinde yillardir icimde biriktirdigim seyleri bir anda silip supurmedim tabi. Ama nasil desem, bazi seylere bakis acimi degistirdi. Ben saniyordum ki eger mutlu olmazsan kaybedecek birseyin de olmaz ve dolayisiyla mutsuz da olmazsin. O yuzden hep derdim, sunun bunun onun (neyi istersek onu koyalim sunun bunun onun yerine) ne oldugunu bilmeseydim simdi sahip olmadigim seyin ne oldugunu bilmedigim icin bu kadar mutsuz olmazdim. 
Bugun ise bu kitap bambaska yerlere aldi goturdu beni. Gercekten o bir zamanlar sahip olduklarimi, onlarin bana yasattigi duygulari yasamamis olmayi ister miydim acaba sirf sonradan hissettigim duyguyu yasamamak icin. Yok ya, herseye ragmen yok. Kaybettigimde beynimin icinde ciddi ciddi hissettigim agriya ragmen, bazen uykularimi gunlerce kacirmis olmasina ragmen, bacaklarimi kipirdatamayacak hale zamaninda gelmis olmama ragmen, gozlerimi yasla doldurmus olmasina ragmen ve butun bunlara sebep olan birsuru olayin sonrasinda bana yasattigi mutsuzluga ragmen onlari yasamamis olmayi, onlarin bana tattirdigi mutlulugu tatmamis olmayi istemezdim. 
Beni ben yapti hepsi. Bir zamanlar olanlar yeniden olabileceginin umudunu yaratti bana. Artik bu kaybetme korkusunu yenmenin zamani. Kayiplar hep olacak, kaybetmeye deger seyleri olsun insanin yeter ki her an hayatinda. 
En cok da annem, babam ve kardesim. Sizi cok seviyorum. (Bu sadece icimden geldi, konumuzla cok alakasi yok :))

30 Ocak 2016 Cumartesi

Farkli sevince bazen

Anlatmakta zorlandigim bir sey var bazen. Gecen hafta sonu yine oldu, cok canim yandi. Aslinda cok guzel bir hafta sonu gecirdim, bir yil once sozu verilmis ama tutulmamis, kalbimi cokca kirmis biri tam bir yil sonra sozunu tutmaya karar verdi ve kaymaya gittik daglara. 
Hala geneline baktigimda haftasonumun, cok guzel gecti, yine birsuru seyi anlamami sagladi, sorgulatti bu hafta sonu beni. Kesiflerle, farkindaliklarla geri dondum evime. 
Ama pazar gunu sabah cok canim yandi. Dersimi cikardim yine de. 
Ben nasil desem zaten yanimdaki insanlardan cok fazla birsey isteyen biri degilim, aliskin da degilim. Belki cogu zaman herseyimi kendim halletmek zorunda kaldigimdan artik bir zorunluluk olmaktan cikti cogu sey, zaten kimseden birsey istemeden yapiyorum bircok seyi. Cok oldu, en kucugunden bazen kocamanina, tek tek kendim halletmeye calisiyorum herseyi. Bazen ilk seferde olmuyor, ikinci ucuncu denemeler, sonra Allah da yardim ediyor, bir sekilde hallediyorum herseyi. Benzin, ampul, kalorifer... Yuklemleri koymuyorum, anlamak zor degil zaten. Bazen bisey istememek icin kalirim kendimle beklerim sadece, zehirlendim mesela, saatlerce denedim ayaga kalkmayi, baslarda olmadi ama 15. saatte oldu, hersey olup bittikten sonra soranlara anlattim sadece.  Daha neler neler var, benim gibi yalniz yasayan insanlar, ozellikle kadinlar bilir, anlar ne demek istedigimi, bazen o kucuk gibi gorunen seyi tek basina yapmanin once ne kadar zor geldigini sonradan da haz verdigini ve en sonda da artik kimseden birsey istenmedigini. 
Ama iste bazen oyle bir an geliyor ki, ben de simarayim azicik diyorsun, guvendigim insanlar var, bana elinden geleni yapar diyorsun, kucucuk minicik ama senin icin onu birisi yaparsa musmutlu olacagin birsey istiyorsun. Iste ben de pazar sabah bunu yaptim. Hafif hastaydim kirgindim, bir gun onceden pazar kahvaltida yerim diye bal aldim kendime restauranttan ama otelde kahvaltiya inerken unuttum. Hasta da olunca cok usendim yukari cikmaya, yukardan bali getirebilir misin dedim. Cevap geldi: neden ben getireyim ki? 
O kadar agir geldi ki bu cevap bana, hangi kelime yeterli gelir anlatmama bilmiyorum su anda. Birsey demedim, yukari ciktim aldim geldim, sonra susmadi tabi, sadece ufacik bir bal icin nasil bu kadar bozulabilirsin, butun bu yuzun bal icin mi, o kadar degistim dedigin halin bu mu senin? Hic konusmadim o ana kadar, ekmegim ve balim. Ama ondan sonra dayanamadim, birakip yukari ciktim, agladim agladim agladim. Biraz konustuk ama anlamadi yine neden oldugunu, ben neden getireyim ki? Bal isteyip getirilmeyince, bu kadar kucuk birsey icin evet insan bu kadar uzulmez. Ama o cumle o kadar kocaman geldi ki bana, ben neden getireyim ki? Cok basit degil mi cevabi? Ya da bazi insanlar cok naif belki de. Bana gore sirf sevdigin icin bir insani, annen gibi, baban gibi, kardesin gibi, dostun gibi, sevgilin gibi, yani sirf farkli sevdigin icin, sirf o istedi diye yaparsin. 
Hayatimda farkli sevdigim insanlar var. Hep de olsunlar. Arada onlardan ufak ama kocaman seyler istemeye devam ederim ben. Ama kimi farkli sevecegime, kimden bunun istenip istenmeyecegine iki sefer dikkat etmek gerekiyor belki de.. 

28 Ocak 2016 Perşembe

Yasasin yemek yemek

Hani su salata yiyen kadinlar varya, surekli onlara ozenirdim eskiden. Yalan yok, bir ara oyle olmaya bile calistim, bu mu acaba kadin olmanin ilk sartlarindan biri dedim. Ama yok olmadi, zevk alamadim daha da onemlisi doyamadim. Ben bir etoburum dedim en sonunda, bunu degistirmeye calismamin hic bir yarari yok bana. Evet belki alismam gereken bir kac nokta oldu baslarda. En yaygin olanini tahmin edersiniz siz de eger benim gibi etobur bir kadinsaniz. Bir erkekle yemekteyseniz siparisi biriniz ikiniz icin de verdiyseniz ve siparislerden biri et digeri de salata veya baliksa otomatik olarak protein deposu olan kirmizi et tabiki erkege servis edilir kendinden emin bir sekilde garson arkadasimiz tarafindan. Allahim ilk baslarda ne takardim kafayi bu olaya, utanirdim resmen, o derece. Sanki kadinsan illa ki az kalorili az proteinli besleneceksin, illa dayatacaklar bunu sana gibi gelirdi. Sonra takilmayi biraktim, hatta daha da eglenceli olmaya basladi bir yerden sonra, daha da abartip kendimle gurur duymaya falan basladim, kim takar kaloriyi falan hesabi. Sonra baktim gerci olayin kaloriyle falan alakasi yok, zevk meselesi, kaloriyi fazla mi kacirdim, azalt porsiyonlari biraz ama kirmizi etten vazgecme. Salatayla doyabilen insanlara hala ozenirim gerci, ama artik deneme fasillari bitti. Sonucta sadece doymak icin yemek yiyen bir insan degilim, yemek yiyorsam zevk de almaliyim, tadina varmaliyim. Ne bileyim, bana gore sonucta butun insanlar en temelde bir sey icin calisiyor, karnini doyurmak icin. O zaman hakkini vererek yapayim bunu bari. 
Bir de tabi sadece doymak icin yiyenler var, hic anlamam, saygi duyup kabul ederim, mumkunse yeni denedigim bir yere de onlarla gidip iki tarafi da stresse sokmam. 
Sorumluluk sahibi olmak da onemli tabi sagligi kaybetmemek icin, ne kadar ekmek o kadar kofte sonucta :) yani ne kadar yemek o kadar spor..

27 Ocak 2016 Çarşamba

Kendi yarattigim korkular ve ben

Su korkularla basa cikmanin yollari olmali. Ben de bu konuya biraz kafa patlatmaya basladim son zamanlarda. 
Kendimi birden kendi yarattigim dongunun icinde kaybolmus bir halde buldum. Cok da yararli oldu. Kendi adima daha once cok da farkina varmadigim bazi noktalar kesfettim korkularla ilgili. 
Aslinda olay cok basit, korkulari yaratan biziz, hatta aslinda korktugumuz, korktugumuzu dusundugumuz seyin olmasi degil de sonrasinda olacagini dusundugumuz potansiyel zincirleme reaksiyonlar. 
Yalniz kalmak mesela, gercekten yalniz kalmaktan mi korkuyorum, yoksa eger yalniz kalirsam sonrasinda olacak seylerden mi? Hadi ya, cevap basit aslinda da soruyu sormamisim simdiye kadar. Yalniz kalirsam eglenemem, surekli sikilirim, bir gun gucsuzlesirsem kendime bakamam, en sonunda da oyle tek basima kendime bakamayip acliktan olurum. 
Hep senaryolar iste. Bunlarin olup olmayacagini bile bilmiyorum, ama korkuyorum iste. Sadece tahmin. Aslinda korktugum hep son adim, yani gercek korku sebebi. 
Bir aralar bir yerlerde okumustum, muhtemelen su psikoloji konulariyla kafayi bozdugum zamanlarda, insanlarin aslinda temel bir kac korkusu varmis, ac kalma korkusu bu bir kac temel korkudan biri. Iste butun korkularin sebebi sonunda bir kac sebebe dayaniyor. Ama esasinda hic biri ilk cikis noktamiz degil, sadece bizi o en cok korkulan sonlarina goturecegini bilincaltimizda dusundugumuz icin taaaa en basindan kendi yarattigimiz korkularimizi basimiza bela ediyoruz. Bunlarin sonunun o esas korkulan noktadan sebep bizi korkuttugundan haberimiz bile yok aslinda "bilincli olarak". Hep o bilincaltinin sucu bunlar. Yillarca besledigimiz bilincaltimizin. 
Bunu da gectik, aslinda daha da onemlisi bizim korktugumuzu sandigimiz o ilk adim var ya hani, benim yukarda anlattigim durumda yalniz kalmak yani, iste onun basimiza acacagini dusundugumuz seylerin aslinda hayatimizin firsati olup olmadigini hic bir zaman bilemeyiz. En guzeli de zaten bilmemek, yoksa umutsuzlugun dibine vurmak o kadar kacinilmaz olurdu ki. Oysa simdi oyle mi, mevlana ve sems'in hikayesini az cok bilenler bilir, hayatin alt ust olacak diye korkma, nerden bilebilirsin ki altinin ustunden daha iyi olmayacagini. 
Hepimize isik olsun..

25 Ocak 2016 Pazartesi

Uzuuun bir hafta sonunun ardindan

Kar sezonunu actim boylece. Bir gun de fazladan izinle long weekend tatilinin sonuna geldim, pazartesini bile nerdeyse bitirdim. Bir kac morluk, artik kullanilmis board ve botlarla geri dondum evime off-road'dan cikmis karizmali arabamla. Hem eglendim, hem dusundum, hem agladim. Belki sadece uc gundu ama cok sey sigdi icine. 
Direk macerayla basladi zaten, gecenin bir yarisi kar basladi once, sonra otele giremedik, arkasindan baska otel bulma tam da arabanin icinde mi uyuyacagiz diye dusunmeye baslayinca. Sonra kayma fasli basladi, yine elestriler, tam kayamiyormusum aslinda, gelistirmem lazimmis. Neden anlamiyorlar benim bu haliyle de zevk aldigimi bilmiyorum. Ugrasmadim ikna etmekle, bitirdim. Yine de o soylemese iyi olurdu, farkli kalsaydi hep aklimdaki gibi ama neyse iste. Bazen de kalmasi gereken yerde kalmiyor bazilari. 
Guzeldi yine de, eglendim hem de inanilmaz. Bir gun, bir gun daha da cok eglenecegim. Gercek deger verenimle, beni nedensiz sevenimle. 

13 Ocak 2016 Çarşamba

Iste bu da benim hikayem

Hikayemin neresindeyim acaba su anda? 
Planladiklarimin bambaska bir yerinde oldugum kesin. Bir tek bundan eminim, gerisi hakkinda hic bir fikrim yok. Heyecanli kisimlar bitti mi, yoksa daha yeni mi basliyoruz, ya da ortalarinda bir yerinde miyim? Bilmiyorum. Bazi bazi beni cok rahatsiz ediyor bu, gerci eskiden daha cok ederdi. Zamanla mi, buyuyunce mi, olgunlasinca mi, yoksa basina gelenlerle tecrubelenince mi azaldi bu rahatsiz olma hali tam emin degilim. Sanirim hepsi. 
Kucuktum, zaten hep kucuk bir cocuktum, koydum kafaya kurtulmayi o ufacik sehirden, sigamadim orda kabima, farkettim bunu daha o yasta. Yaparim dedim, yaptim gittim bambaska bir sehre liseyi okumaya birsuru benim gibi kafayi hafif siyirmisin yanina. Kelebek etkisi ordan basliyor aslinda. Bitti lise, muhendis olurum ben dedim, olmadi, bambaska bir okul, bambaska bir bolum. Lisedeki sinif arkadasim oldu en yakin arkadasim, asik oldugumu sandigim adamla tanistirdi beni. Mezun oldum, guzel bir yere ise girdim, iyiydim yaptigim iste zaten, hirsliydim, caliskandim, zekiydim, pratiktim. Uc yil sonra harika bir teklifle baska bir sirkete gecmeye karar verdim, ayni anda evlendim. Hala hayatimin en mutlu yasi dedigim 26 yasimdaydim o zaman. Bana en inanmayan kisiyle ayni evde yasamaya baslamisim megerse sadece. Alti ay sonra evi terk etmek istedi, engel oldum, kabul edemedim basarisizligi, ikna ettim kalmaya. Ayni yil dogum gunumde bana bir sarki soyledi:
Bir tanem seni görmeye görmeye görmeyi özledim
Çiğ tanem seni boş yere üzmüşüm sonradan anladım.
Ben de inandim, tamam dedim, her insan hata yapar, farkina varmak en buyuk erdem. Ben de ugrasmaya karar verdim herseyi yeniden cok guzel yapmak icin. Ugrastim, tam oldu mu ki acaba dedim, arkama dondum baktim, meger hersey ayniymis. Yeniden evi terk etme, sonra kabullenme, sonra bosanma. Tam dava gunu yeni bir is teklifi bambaska bir sehirden, bambaska bir ulkeden. Sevinmeyi sectim uzulmek yerine, ne yapacagimi bilmemeye ne gerek var dedim. Verdim kararimi, topladim herseyi biraktim herkesi kabul ettim teklifi. O en yakin arkadasimi da kaybettim arada, hala bir yerlerde duruyor ama eski yerinden eser yok. 
Degistirince herseyimi, benle yeni yalnizligim basbasa kaldik. Dondum kendime. Ozguvenimle basladim ise, son biraktigimda yerlerdeydi, simdi yerli yerinde. Kaybettigim sosyalligime geldi sira, bazen abarttigimi dusundurecek kadar tavan yaptigi oluyor simdi. Daha birsuru seyi dipten aldim goklere cikarttim. Yine bir tokat yedim hic beklemedigim birinden, sarsti beni derinden. Hala ugrasiyorum yarasini sarmaya, tam bitmedi ama az kaldi. Zaten biliyorum sarabilecegimi. Neler atlattim sonucta. Calistigim yerde yalniz kaldim ilk defa, arkami kollayan biri yok simdi, tutundum bir sekilde, kurtlar sofrasinda komplolarin ortasinda hala kovulmadim, komik geliyor ama buyuk basari. Ulkeme donmek istiyorum, ama donmek bana iyi gelecek mi emin olamiyorum, emin olamadigim icin inanamiyorum tam anlamiyla donecegime, firsatimi yaratamiyorum sanki bu yuzden. Asik olamiyorum ayni zamanda, korku diyemem tam ama var tanimlayamadigim bisey. Inaniyorum aslinda hak ettigim sevgiyi verecek adam bir yerlerde, zamani gelmedi henuz. 
Kazanclarim mi, ailem tabiki ve buraya gelince bana degerkerini gosteren dostlarim. Buraya gelince herkesi tanidim, elenenler gitti, kalanlar kiymetlilerim. Bir kac tane de burda ekledim ama hep olanlarin yeri ayri. 
Simdi iste bilmiyorum hikayemin neresindeyim acaba. Umudum ortasini gecmemis olmak, yeni heyecanlar karsima cikarmasi. En sonunda da mutlu son, beni taniyan bilir zaten benim aklima mutlu son deyince ne geliyor. Bi de o mutlu sonda onlar hep orda olsun..

5 Ocak 2016 Salı

Once adam olsun

Var mi oyle biri, bir yerlerde neyi bekledigini bilmeden beni mi bekliyor acaba, karsilastik bile mi aslinda farkina bile varmadan, yoksa hic karsilasmayacak miyiz bilmiyorum ama ben artik ne istedigimi biliyorum. Ben iyi kalpli bir insan istiyorum, ici iyi olsun, en ufak, minicik kotu bir seyi aklindan gecirdiginde, dusundugunde, kendini tutamayip yaptiginda o minik seyi en kotu ihtimalde yuregi sizlasin, vicdani ciz etsin, insan olsun, adam olsun, insanliktan cikmamis olsun gundelik zevkler, anlik mutluluklar icin, once kendini sonra yakinindakileri sonra da herkesi dusunsun, ama tek kendini dusunmesin. Dinlesin beni, sadece yuzume bakmasin, gorsun gozlerimin icini, o yurusun bana ben zaten kosarim ona. Aglatmasin beni, sebebim olmasin, ama gereksin beraber aglayalim. Ben guldugumde gulsun benimle taa en icinden hissederek, gostermelik olmadan. Onun gulusu bende kaybolsun, benim sessizligim onda haykirsin. Benim kahkaham onun nefesi olsun, onun sevgisi benim suyum. 
Ben hep cok guclu oldum, dustum hemen kalktim, kisacik aralarim oldu kabuguma cekildigim ama yorulmama izin vermedi hayat simdilik, uzun molalara firsat olmadi gozum arkada kalmasin diye. Hani o halleder denen insanlar varya, ben onlardan oldum iste hep. O yuzden istiyorum ki, onun yaninda bazen molalarim olsun, hayat istedigi zaman degil de ben istedigim zaman. Birlikteyken en guclu olalim herseye karsi, birbirimizleyken gucsuzluge iznim olsun. Dustugumu gorsun, bilsin diplerimi, kuyularimi, en umarsiz tepkilerimi, degismesin bakisi, bir gulsun bana dunyalar benim olsun. Demesin o gulus bana hadi cik artik ordan. Ben burdayim merak etme, yanindayim, kal orda istedigin kadar, bekliyorum seni. Acele etmeyelim hicbirseye, korkmayalim kayiplardan, birbirimizde kalalim. Hic dusunmeden guvenelim birbirmize. Seveyim onu, izin versin, hesapsiz, kitapsiz, rekabetsiz seveyim onu. Ben onun kadini olayim, o benim erkegim olsun, hem biz olalim hem ben ve o olalim gerektiginde. 
Ama iste herseyden once iyi kalpli olsun, adam olsun..