29 Kasım 2017 Çarşamba

Ne anlamlar cikarttim

Su anda icimde kocaman bi savas var. bi yandan egom diyor ki Sen haklisin neden alttan aliyorsun ki, bir yandan da Sen iyi bir insansin bosver belki bi sorunu vardir ondan boyle davraniyordur. Her ne kadar iyi bir insan oldugunu dusunsem de ara ara cizmeyi astigini dusunuyorum gerci, o ayri. Gecenlerde kendime yazdigim dersler dogruydu aslinda ama yine kacti tren sanirim. Is arkadasimla hele hele bana raporlayan biriyle Bu kadar samimi olmak dogru degil. Illaki karisiyor roller. Ben her seferinde ona not al diyemem ki, almasi gerektigini Bu kadar tecrubeden sonra bilmesi lazim aslinda. Ya da hata ben de belki de not al demem lazim. Ki simdi dusunuyorum da dedim aslinda dun not al diye. Sabah da bunun tepkisini verince iste geldigimiz nokta bu. 
Simdi burda da benim ego savaslarim devreye giriyor. Butun sabah bunun catismasini yasadim icimde, baska bir yemek programi yapayim diye dusundum, sorunca yemek diye benim isim var diyeyim dedim, sonra cok pislik geldi bana bu. Yapmadim. O cagirirsa kesin giderim dedim, en sonunda yine ben cagirdim, yok dedi, ikiletmeden indim. Burdan sonrasinda bisey yapmama artik gerek var mi cok da emin degilim. Gercekten en dogrusu mesafe koymak heralde, ne olursa olsun ozel hayatinda esit olmayi is hayatinda karistiriyor insan. Belki ben de oyle olurdum, belki gercekten zor biseydir o balansi tutturabilmek. İbrahim bile kendini kanuniyle bir tutmamis mi sonunda?
Simdi biz bugun yarin duzeliriz, ama Bu konu aslinda ne yazik ki baki. 
Bi yandan da kendimi egitmeye calisiyorum, panik olmamaya calisiyorum. Ama cok zorluyor beni. Su gecen gunku mesele, beklemedigim davranis gelince, birden gidince bir daha gelmeyecek korkusu. Kendimi telkin etmeye calisiyorum, en kotu ihtimalde bile, gelmezse bile ne olabilir ki? Her gidenin yerine yenisi gelmiyor mu nasilsa? Ya da illa dolmasi mi lazim gidenin yerinin? Zorluyor beni ama, su anda bile tuhafim, gozlerimi zorlamasam baslarim yaslari akitmaya. Tam olarak neden akarlar ondan emin degilim gerci, o gidiyor diye mi yoksa basarisizlikla kodladigim icin mi?

14 Kasım 2017 Salı

Yeniden dersler

Yeniden kendime cikardigim dersler:
Ekibinde calisanla cok cok cok samimi olma
Insanlarin, sen sormadikca senin tercihlerinle ilgili yorum yapmasina izin verme
Herkes kendi sartlarina gore yorum yapar, kimse senin yerine dusunemez
Sana gore giciklikta en ust seviyede olan birinin sana gicik demesini kafana takma
Hakli oldugunu dusundugun zaman alttan alan tek taraf olma, karsindaki bunu iyi niyetinden yaptigini anlayacak kadar bilge olmayabilir
Degistiremeyecegin degil degistirebilecegin seylere odaklan
Arkadasin bile olsa anlayamayacagi duygularini paylasip anlamalarini bekleme
Hayatta guven mi? Kimseye yuzde yuz guvenme

13 Kasım 2017 Pazartesi

Bitse de gitsek

Yine hersey bi ustume ustume geliyormur gibi hissediyorum. Is yerinde yogunluk girla gidiyor, yapilmasi gereken isler her gecen gun artiyor. Plan yapamamaya, yaptigim planlari iptal etmeye basladim. Dokuz alti insanlara da sinir olunca anladim ki isler yolunda degil artik. Susup sikayet etmek bana gore degil, o yuzden gecen hafta ilk mutsuzluk konusmami yaptim, gerisi de aralik sonunda umarim, notlarimi bile almaya basladim. Is degistirmek istemiyorum zaten ama bu tempo da bana gore degil. Gunlerdir gerginim, hersey acil, herkes telasli, stress havada dokunsan tutulacak birseye donustu.
Sorun yoneticilerde mi yoksa biz calisanlarda mi acaba pek de emin degilim. Bir kesim var ki ne desen kuzu gibi yapiyor ve mutlu, herhalde baska hicbir yerde ise yaradigini hissetmedigi icin hosuma gidiyor bunu hissetmek. Bir kesim ne dense yapiyor, mutsuz ve ayni zamanda sessiz. Bir kesim ne dense yapiyor mutsuz ve yoneticisi disinda herkese sikayetlerde. Bir kesim de mutsuz ve herkese dile getiriyor mutsuzlugunu. Iste duyulmadikca buyuyor beklentiler. Yapildikca limitler zorlaniyor. Ama benim gercekten artik isyanim var. birilerinin hayatinda kotu giden birseyler var diye onlarca insanin bundan etkilenmesini gerektirmiyor. Rub halini surekli isine yansitmak basli basina yoneticilik icin bir test olmali aslinda ama kim takar altta calisanlarin maruz kaldigi stressi, mobingi, yapilan is oldugu surece. Hep beraber bir komedinin oyunculariyiz. Guluyorum aglanacak halimize.

8 Kasım 2017 Çarşamba

Bu aralar mutsuzum, biraz

Anneannemi cok ozledim.
Bu aralar biraz mutsuzum.
Cok calisiyorum ama tatmin degilim.
Sevgilimi seviyorum ama sanki yetmiyormus gibi geliyor. Biseyler eksik gibi. Ayrilmaya calistim bu yuzden beceremedim. Evet yine ben. Sanki o da ben de sadece biriyle birlikte olmak icin birlikteymisiz gibi geliyor. Bana bunu hissettiriyor bakisi, konusmasi. Hep hatirlatiyor. Biseyleri. Unutamadigim. Hep ayni duygular. Değersizlik, olmasa da olur gibi. Ama olmasa olmuyor. Hep aynı şey geliyor aklıma. Ne yapacağım haftasonu? Tatile nereye kimle gideceğim?
Sıkıldım, yoruldum, dinlenmek istiyorum, para düşünmek istemiyorum. İnsanların mutsuzluklarıyla uğraşmak istemiyorum. Hatta bu aralar kimseyle uğraşmak istemiyorum. Ama bu ben değilim, o yüzden de mutsuzum, kısır döngüdeyim. Çıkmaya karar verdim, çalışmalar yarın başlıyor. Kararlıyım.
Aaaa bu arada sabaha karşı bir rüya gördüm. Mutfak, canlı balıklar kocaman kocaman, üstüme geliyorlar. İki kişiye anlattım ikisi de kısmet dedi, balık çok iyi bişey dedi. Bakalım bekliyorum. Belki de bu sefer ki işaretim de budur. Yine yeni heyecanlı bişeyler yoldadır benim için de sadece biraz yer açmam ve sabretmem gerekiyordur.
Bir de işler var, sıkılıyorum bu ara. Terfi etmek istiyorum artık. Önce iyi bir bonus almak istediğimi düşünüyordum, ama sonra düşündüm evet onu istiyorum ama o beni tatmin etmeyecek, yetmeyecek bana. Terfi almak istiyorum ben, hak ettiğime çok inandım, karşılaştırma bile yapmıyorum, kendimle yarışıyorum gibi geliyor artık. Sanki kimse zaten benimle aynı kulvarda değilmiş gibi. Üç senede terfi eden benim eski duygularımı istiyorum yeniden hayatımda. Bişeyleri başarmak istiyorum, görmek istiyorum, dokunmak istiyorum. Sanki hani başka bişeyi başaramasam da bunu kendime ispatlamak istiyorum gibi. Bilmem tam anlatmasam da öyle bişeyler işte.

7 Kasım 2017 Salı

gec kalmayin yahu

Veee yine kendimi durdurmayi basardim. En zor savas da Bu zaten, kendinle olan savas. Hele biraz da insanin eline guc gecince, icinden cikilmaz kaybi cok muhtemel bir savas basliyor. Benimki biraz komik tabi :)). Yeni yetme olmasam da genc bir orta duzey yonetici, ekip bes dakika gec kalinca bi kimildanma basliyo bi de sen hali hazirda masandaysan. Ama o zaman insan hic demiyor ki masamdayim da calisiyor muyum yoksa takiliyor muyum gazetelerde. Ha masanda oturuyorsun o anda ha asagida asansor bekliyorsun. Fark ediyor mu? Neyin gicigini yasiyosun, bi sakin ya, alt tarafi on dakika gecmis. Ohh neyse yine durdurdum kendimi, 15 dakika olunca bakicaz :pp

18 Ağustos 2017 Cuma

Bazi cocuklar cok sansli

32 yasimda gercek bir havalimani lounge ina gittim. Daha once de gitmistim ama genelde dandik oluyorlardi. Koydum kafaya bu sefer, cebimde o kadar kart var erken de geldim bulup gidecegim. Yine de ya yoksa giris hakkim diye metrodan havalimanina yururken beyaz peynirli simitimi aldim elime yiye yiye yurudum. Uzun ugraslar sonucu buldum. Bi garip hissettim valla. Onundeki adam giristeki gorevli kadina tam bir pislik gibi davrandi. Zor tuttum adama bisey dememek icin , simdi tuttuguma pismanim keske agzimi acsaymisim. Aman huzur bozulmasin falan diye o kendini erkek zanneden insan o kadina resmen kole muamelesi yapti ve kadincagiz da sesini cikaramadi ekmek parasi yuzunden. O sesini cikaramadikca adam daha da ustune gitti. Icerdeyse daha da garip insanlar vardi. Teyze yaslarinda ama otuzlarindaymis gibi takilan bi kadin 5-6 kisilik bi yerde oturuyordu, allah var koltuk bayagi rahat gozukuyordu cayimi alip en uc tarafini gostererek kadina sordum, burasi bos degil mi diye. Cuzzamliymisim gibi bakip zorla bir evet cikardi agzindan. Cok da fena gozukmem hani, teyze de makyajli falan ama hani on basarim kadina herseyimle. Biraz takilip asagi indim. O kadar farkli ki iki mekan. Sadece bir kat var aralarinda ama birinde insanlar espresso mu alsam yoksa bergamutlu cay mi diye dusunup dunyanin en buyuk problemiyle ugrasiyormus gibi gozukurken digerinde insanlar bos bos sümük sümük etrafa bakip kapi ne zaman acilacak, herkes icin ayni anda kalkacak ucaga binerken nasil onumdekinin onune gecip binebilirimin hesabinda. Ayni anda allahin sicaginda 10 yasindaki cocuklar sokaga atilmis isiklarda selpak satmaya calisiyor. Diger taraftan cocugu olmasi icin binlerce lirayi doktorlarin onune dokmeye hazir ciftler. Hayat adil degil. Bazi cocuklar cok sansli, bazilariysa sansli ama farkinda bile degil. Onumde kadini azarlayan adam, keske biraz daha mutlu olabilseydin. Kapitalizm Sen de biraz daha adil olabilseydin keske.

5 Ağustos 2017 Cumartesi

Karsinin cocuguyum bugun

Yine yeni bir gune basladik bakalim. Arada da yeni bisi deneyelim dedim bari. Hadi ama durust olayim, bana kalsa en azindan bi sure daha boyle bisi denemezdim ama cok sevdigim birinden hem de hediye olarak gelince kalktik geldik cilt bakimina. Oncesinde kalamista bi kahvalti, acik bufe cok sevmedigimden yine de insanin yaninda zevk aldigi bi iki insan olunca hersey bi guzellesiyo sanki. Hava herseye ragmen cok sicakti, nemden yapis yapis ellerim beni tiksindirdi ama sonuna Turk kahvesi keyfi bile kondurduk. Simdi de cilt bakimi icin sirami bekliyorum. Beklerken gorevli teyzenin benle konusmaya calisirken bazi hayal kirikliklari oldu ne yazik ki. Onun adina uzuldum bense bayagi eglendim. Yuzunuz icin temizleyici ne kullaniyorsunuz? Ben mi, Nivea yuz temizleme Keli hem de cok memnunum, makyaj yapmiyorum hem cok sicak hem de pahali. Bunlari soylerken ayagimda yuzde seksen indirimden aldigim jimmy choo larim var. O bunu bilmiyor tabi, o yuzden ozguven ben de tavan. Ayakkabilar bi baska yapti beni, fakirlikten cilt bakimi yapmiyor gibi durmuyorum, sanki sadece yapmiyorum o kadar yani. Param var da sallamiyorum cilt bakimini gibi. Sonucta gunlerce okuyup ettikten sonra 14 ml'lik goz kremine 149 tl vermis bi insanim ben.  Cilt bakimina mi para veremicem? Yok artik, jimmy choo larim var benim hanim hanim. Kaldirayim istersen bacagimi da ayaklarimi daha rahat gor :)) Yani iste ne denir azizim, maksat eglenceli olsun. Yine de buyuk konusmamak lazim, inanilmaz bir degisim yasarsam her hafta solugu burda alirsam o zaman agiz degistiririm. Sonucta ben onyargilari olan bi insanim, amaaaa oyle Einstein gibi buyuk laflar etmem, atomu parcalayamam ama onyargilarimi cok guzel paramparca ederim, hic yokmus gibi davranirim. Hadi bakalim az kaldi artik, geliyo benim seans.

2 Ağustos 2017 Çarşamba

Iki ay once bugun

Gecenlerde instagramda capsli bi fotograf gordum. Hayat ne garip degil mi arkadaslar, az once incir topluyordum simdi uzum. Haftalardir guluyorum. Bugun de aklima geldi kendi kendime. Hayat ne garip, iki ay once bugun hastane odasinda dogum gunumu kutluyordum simdi bilgisayarin karsisinda rapor yapiyorum. Sonra kendime de guldum guldum durdum. Sonra da bi mutlu oldum. Hastane odasinda surpriz dogumgunu inanilmazdi. Ama hastanedesin iste. Hayatinda ilk defa hem de. Sebebi de agzinda cikan yaralar. Konusamiyosun diye duyan anne babani ariyor. Aaaa ne oldu oyle diye. Annen baban mahvolmus, ilk defa cocugu hastaneye yatmis, gozunun onunde kucucuk kalmis, aniden haberi olmus sok icinde. Karsidakine diyorki agzinda yaralar cikti yatiyor simdi. Veee tabi turk insani cevap hazir. Bende de vardi aftlar cikmisti agzimda. Yani bi nevi kaynimda da var aynisi olayi. Hatta bir ust versiyon :)) insani nasil da sinir edermis meger kaynimda da vari duymak. Ilk bi kac sefer aciklamaya calisti annem babam. Sonra kardesim geldi, tip profesoru hocasiyla konusurlarken anlatmis durumu, bende de vardi demis. Sen yapmasaydin hocam bari. O gunden sonra hepimiz biraktik aciklamayi. Aaaaa dedik kayninda da olanlara.
Velhasil iki ay gecti o gunden bugune, aldim verdigim kilolari, ofiste hersey rutininde yine raporlarla bogusuyorum, yine yilsonunda bonus ne kadar yatacak diye dusunuyorum, gelecek yilin tatili ona bagli sonucta. Ya daaaa belki yeniden yurtdisina yerlesme hayalleri canlandirir belli mi olur??

24 Haziran 2017 Cumartesi

Benim anneannem öldü

Artik bu sehre gitmeyi sevmiyorum. Benim icin en onemli anlami artik yok. Benim anneannem öldü. 11 Mayis 2017 sabahi. Normal bir gunmus gibi sabah kalkip işe gittiğim bi günün sabahı. O aksam o eve gitmenin hic bi anlami kalmamis gibiydi. Aradigima o kadar mutlu olacak hic kimse kalmamis gibiydi. Halbuki haftasonu icten ice son sefer olacagini bilerek onu gormeye gidecektim. Olmadi, yetisemedim. Onu son bir sefer goremedim.
Bir gun onceden anladim aslinda yarinin son gunu olacagini. Eve geldim, sigamadim odaya, agladim, durdum, yine agladim, dizi seyrettim, onu hatirladim yine agladim. Sabah annemi arayamadim, dayim son bir iki saat dedi. Bes dakika sonra babam aglayarak kaybettik dedi. Sandalyeye oturdum agladim. Baska hicbisey yapamadim. Sonra yukari ciktim esyalarimi aldim eve gittim. Yok uzadi uzadi bitmedi. Bacaklarim agirmaya basladi.
Ucaga bindim, diyarbakira indim. Eve gectik, anneannemin evine. Pencerede kimse yok. Ne gelirken ne giderken. Uc gun boyunca ev doldu doldu bosaldi. Kimisi cayina limon istedi, kimisi benle agladi. Herkes kafasina gore koydu helvalari. O olsaydi hicbiri boyle olmazdi. Hersey onun kontrolunde olurdu. Garip bi sekilde hangi sehpanin nereye konulacagini soylemeye zaman bulurken ocakta pisen dolmanin ne zaman altinin kapatilacagini da kacirmazdi. Terliklerin alti silinirdi, buzdolabinin kapagini oyle herkes acamazdi. Bayat ekmekler bitmeden taze ekmege asla gecilmezdi. O hatirlatnasa dedem bayram harcligi vermezdi  ilk manto alinmazdi, bes sene asla giyilmezdi.
Bugun arefe. Ben havalimaninda ucagimi bekliyorum o sehre gitmek icin en onemli sebebim artik yokken. Sadece anisi icin. Hala kaldiysa evdeki kokusu icin.
Ozluyorum seni anneanne

19 Nisan 2017 Çarşamba

Degecekse cabalamaya hazirim

Dun aksamin bi dogrusu ya da yanlisi yok muhtemelen. Ben alisik degilim sadece onun davrandigi gibi biriyle beraber olmaya. Belki o da benim gibi biriyle birlikte olmaya alisik degildir. Tabi diyebilir ki alisik olduklarindan bi halt olsaydi simdi hala burada olurdu iclerinden bir tanesi. En azindan ben arada bir diyorum kendime. Yine de aliskanliklari beklenti haline cevirmemek zor tabi benim icin. Ben etkilendim bugun o kadar erken gidiyorum demesinden. Kalmasini her ne kadar istesem de kalmayacagini biliyordum aslinda. Ama yine de onun soylemesine de uyuz oldum. Gunun basinda erken cikabilirsek gorusup gorusmeyecegimizi bilmemekten de uyuz oldum. Mesela pazar gecesi yanlislikla pizzaci caldi kapiyi. Kapiyi calanin o olmadigina emin olsam da bi pencereye cikip baktim. Ben hep oyle iliskilerin icinde oldum cunku. Birden surpriz bi yerlerde bitiveren, bi sekilde beni bu tarz hareketlerle ozel hissettiren. Bu demek degil ki o hissettirmiyor. Sadece bendeki kodlama uzun zamandir baska turlu yazilmis. Yapabilecek miyim, degistirebilecek miyim bilmiyorum da. Kadinlarin beyni o kadar basit calismiyor cunku. Dedim ya, bilsem de onun olmadigini, kapida elinde pizza bekleyen adami gorunce bastim kufru ben. Bugun de ustune ben gideyim deyince basliyor benim beynim calismaya. Ama suna eminim ben; haftada iki aksam yemek yiyip kahve icip evlerimize dagilacagimiz bi iliski istemiyorum ben. Evlenmek ya da cocuk yapmak gibi bi derdim yok, yasima vurgu yapmamin sebebi bu degil. Bir sure tabi ki olabilir, ama onun istedigi belki de boyle bisey degildir. Eger rutinde istiediklerimiz uymuyorsa, bu bana gercekten az gelir. O yuzden benle ne istedigini paylasmasini istiyorum. Emek harcayip bunu sonradan ogrenmek istemiyorum. Beklemek onemli degil, ama neyi bekledigimi bilmek onemli. Amacim oynamicam ben deyip gidip kosede aglamak degil. Yaninda zamanin nasil gectigini bile anlamadigim, konusabildigim, beni dinledigine inandigim biri icin daha fazlasini yapabilirim.

16 Nisan 2017 Pazar

Ben yaparim

Korka korka bi karar verdim ben, sonra da her zaman ki gibi korktugum seyi yaptim. Onceligime karar verdim, sonra da kaybedeceklerimi goze alip yaptim konusmami. Gurur duydum kendimle. Simdi de bekliyorum.
Bi deee guzel seyler oldu tabi. Hayatimda belki de ilk defa hayatimdaki erkek bana sen yaparsin ben biliyorum dedi :) kafamdaki soru isaretlerinin bi cogunu aldi goturdu sanki. Ben duymamisim hic, bilemedim ne diyecegimi, ama olsunmus, ben biliyorum uctu o kelebekler bi yerlerde.
Yine de ben korkuyorum. Bayagi korkuyorum hem de. Bi turlu guvenemiyorum. Her an hersey pufff diye duman olup ucacakmis gibi. Normal herhalde, o kadar olandan sonra.
Benim guzel bi ailem var, ben onu buyutmek istedim, oldu sandim. Olmadi. Hayatimdan cekip giderken beni daha da kuculttu, minicik yapti. Kendine guvensiz, cirkin, korkak bi kadin birakti geride. Ama kalkti o kadin yeniden, tuttu ucundan biseylerin basladi yeniden. Sonra yine asik oldu sandi, onu hic anlatasim yok. Mahvetti beni, bitirdi, tuketti ama hakkini yiyemem, kendimi kadin hissettim onun yaninda ilk defa. Sonra cok cok seyler oldu, cekti gitti. Ben de yine basladim. Simdi biri var, bilmiyorum gidecek mi o da yoksa kalacak mi. Ama sen yaparsin dedi, simdilik bu bile coook sey..

25 Ocak 2017 Çarşamba

Everything will be all right

Bazen birinin hersey guzel olacak demesine ihtiyac duydunuz mu? Ben duydum, bugun biraz daha duydum. Uzun zaman sonra dun gece hastalandim, tansiyonum mu dustu ne oldu tam da anlamadim aslinda. Belki de sadece psikolojikti, bilemiyorum. Gectim spor yapmayi yatagima zar zor gittim. Sabah kalktigimda da ayni olmasam da kotuydum, gitmeye cesaret edemedim banyoya bile. Gidemedim ise, ilginctir taaaaa yaban ellerdeyken hasta oldugumda girdigim dongulere girmedim :) hatta bir mutlu oldum evde kaldigima. Kitap okudum, dizi seyrettim, film seyrettim, bi de aksiyon aldim en gereksizinden sanirim. Ama napiyim ben aklina geleni hep yapan biri oldum, yine yaptim. Hersey olacagina varir, mesaji attiktan sonra telefonu kontrolu de biraktim, zaten yarina da cevap gelmezse artik yine onumuzdeki maclara bakmanin zamani gelecek.
Gerci icime biseyler dogdu, bu aralar biraz akisina birakmaya karar verdim, oyle oldugu gibi. Icim bi baydi bu moddan, yoruldum didinmekten, biraz da relax hayat.
Aaa son bisey, oynamicam oyun, herkes oynasa da oynamicam. Ben neysem oyum, herkesin kurallari farkli olabilir, benim kurallarim yok, oyun degil gercekleri istiyorum ben, ne yapmak istiyorsam o. Sirf oyunu kuralina gore oynamak lazim diye kendi istedigim seyi yapmayi ertelemeyi reddediyorum. Bigun elbet benim gibi oyun oynamaktan canindan bezmis biri cikar karsima. O zamana kadar :))

19 Ocak 2017 Perşembe

Bundan on yıl önce

Eğer bitmemiş olsaydı yarın tam on yıl olacaktı. Hayatımın tam on yıl önce başlayan bambaşka bölümü bundan tam üç yıl dokuz ay önce bitti ve yepyeni bir bölümü başlattı. Yepyeni bir ben çıkarttı benim içimden. Hala arada bir ağız dolu küfretsem de ona bana yaşattıkları için, neden ben diye isyan eder gibi yapsam da yeni beni yarattığı için çok minnettarım. Öncelikle inanıyorum ki hep her seçiş bir vazgeçiştir. Ve tabi ki Rumi, bırak alt üst olsun hayatın, baktım ben altından neler çıktı ve geçti hayatımın üstünde sandıklarımı.
Yeni bölümler başlatmayı hep sevdim ben zaten, korksam da, tir tir titresem de bazen o adımı atmadan önce hep attım. Kaybettiysem de ondan kaybettim, kazandıysam da ondan kazandım. Beni ben yaptı hep. Bir sürü insan beni yanlış anlamış hatta anlamamış gibi hissetsem de bazen en güzel beni yarattı o korktuklarım, hep fazladan cesaret ettiklerim.
O zaman yarın kutlama zamanı. Belki de yeni bi bölümün de ilk adımlarıdır henüz anlayamadığım.

18 Ocak 2017 Çarşamba

Sağlıklı bir tatlı yaptım

Benim gibi şekeri bırakanların tatlı özlemini dindirmek için süper bir tatlı yaptım az önce. Yarısını yerim, bu çok olur, gerisini yarına saklarım dedim hatta yemeye başlarken amaaa tabi ki az önce son lokmamı da yedim. Rendelenmiş yeşil elma, tarçın, keçiboynuzu ezmesi ve keçiboynuzu pekmezini hafif ateşte çevir sonra da hooop kendi yaptığın yoğurtla karıştır. Ben bayıldım, damak tadına uyan herkese de tavsiye ederim.
Şimdi sıra bu enerji bombası sonrası spor yapacak motivasyonu bulmak. Arada da ne yalan söyliyim yeniden sex and the city günlerime geri mi dönsem diye düşünüyorum. Buraları ilk bırakıp gittiğimde oradaki yalnız günlerimde bana çok iyi gelmişti. Şimdi yeniden başlamanın tam zamanı olabilir gibi. Hele de dünkü salak şeyden sonra. Anlamıyorum arkadaş, benle dışarı çıkıyorsan, sonra da yazmaya devam ediyorsan, ben de senin alamadığın aksiyonu alıp görüşelim diyorsan bana bu akşam çok uykum var, bu akşamı pas geçelim demeyeceksin. Yanlış oldu, dersin tabi de, ben de artık bütün hevesimi kaybederim. Sevmiyorum ben çünkü beklemeyi, bilmek istiyorum, ayy yok arayacak mı aramayacak mı, soracak mı sormayacak mı? Ben de beklemem sorarım. Çünkü ben şu aralar ne yazık ki bir çok insanın yaptığı gibi elli tane insanla aynı anda konuşmuyorum. Alternatifler biriktirmiyorum. Bazen sinirlenip diyorum hatta kendi kendime, ben de artık bir sürü alternatif biriktiricem, hepsiyle aynı anda konuşacam, ohh böylece hiç can sıkıntısı yok. Ama yok sonra hemen vazgeçiyorum, etik gelmiyor bana. Sonra ben böyle kalıyorum gerçi ama olsun, napalım, yine de gelmiyor bana öbür türlüsü. Şimdilik ben aynen devam. Zaten bi hevesim de kaçtı, bi süreliğine kariyere odaklanma zamanı belki de :))

10 Ocak 2017 Salı

Beni ağırladım bugün

Dün bütün İstanbul kara teslim olmuş ve işten erken çıkıp kendini evine atmanın heyecanı içindeyken ben ne mi yaptım? Önce eve geldim sonra da atladım otobüse veee beşiktaşa fal baktırmaya gittim. Bana göre en ucuz terapi :)) evet realist kişiliğim burda da kendini biraz ele veriyor. Hiç de pişman olmadım, inanılmaz işe yaradı, müthiş bi özgüvenle çıktım ordan dışarı. Bana duymak istediklerimi söyledi arada, bilerek bilmeyerek beni ilgilendirmez. Umutla çıktım ben ordan. Alex efendi yine pişman olacak dedi, bunu duymak bile bana şimdilik yetti, ne işin var bu dengesizle diye eklemeyi de unutmadı. Haa bu arada pişman olacak ama pişman olduğu şeyi yine yapacak haberin olsun dedi. Bunu da buraya yazayım da dursun burda. Olur da o gün gelirse belki dönüp bi bakarım. 2017 de benim yılım olacakmış, ama yani hani BEN'im yılım. En çok kendime döneceğim, en fazla kendime önem vereceğim yıl. 2016 da senden özür dilemesi gereken bir yıl olmuş dedi. Çok güzel söyledi, daha iyi ifade edebilir miydi 2016'yı benim için, sanmam. Ben etkilendim, mart ayını bekliyorum o yüzden bakalım. Yine bulduk kendimize tutunacak bi umut, hadi hayırlısı.
Daha neler neler.. yine bir kitap hayatıma anlam kattı. İnanılmaz. İyi Hissetmek. Okutmaya da karar verdim kitabı ve bugün hala 15 sayfam kalmış olmasına rağmen çektim kalan sayfaların fotoğrafını okurum diye kalanları ve gönderdim kitabı Kerem'e. Arada da nerdeyse bitirdim kalan sayfaları okumayı metroda. Bana da iyi oldu, aralarda çeker koyarım böyle bi kaç sayfa, kendi kindle'ımı kendim yaparım :pp. Akşam eve gelince de ne mi yaptım? Aynen kitapta söylediği gibi yaptım. Hayatta en önemli kişi kim? BEN. Bi başkasına nasıl yemek hazırlayacaksam kendime de benzer bi özenle kalkıp yemek hazırladım. İlla börekler çörekler açmadım, ben yemek atmaktan nefret ederim, yiyebileceğim, buzdolabında olan şeylerle en azından ocağı yakarak akşam için kendime bişeyler hazırladım. Hem de antioksidan değeri yüksek, kimseyi de öpme ihtimalim olmadığına göre şimdilik rahattım. Yanına da bi kadeh beyaz şarabım en güzelinden, bir de mumlarımı yaktım. On numara oldu. Masama oturdum, en önemli misafirimdim. Bir daha ki sefere daha güzel ağırlıyacağım seni söz dedim kendime.


8 Ocak 2017 Pazar

Merkür retrosunu tamamlasın kampanyası

Veee Merkür metrosu sonunda bugün bitiyor. Ne retroydu arkadaş. Beni benden aldı resmen. Kaç sefer aramak istedim, yazmak istedim artık ben sayamadım. Aralarda da kaç sefer küfrettim, kaç sefer bela okumaların eşiğinden döndüm, onunla ilgili zaten hiç bir fikrim yok.
Yazmadım ama, inanamadım çünkü. Çok aramak istedim, sadece sesini duymak istedim, o da hala beni düşünüyor olsun istedim. Korktum ama aramaya. Ararsam beni artık düşünmediğini anlarım diye korktum. Bunu bilmeye hazır değilim şuanda. Ben hala kapı çalar mı diye beklerken, telefondan çıkan her seste acaba o olabilir mi diye umut taşırken içimde telefonu görene kadar, beni unuttuğunun kanıtını istemiyorum. O yüzden de arayamıyorum. Çok ağladım ama, hala da ağlıyorum her gün. Günün bir anında aklıma düşüyor, gözlerim doluyor, tutamıyorum. En kötüsü de işyerinde aklıma düştüğünde oluyor. Tuvalete kaçıyorum hemen, bazen tutamıyorum yaşını gözümün, bir iki damla dökülüyor, bazen de engelliyorum. İşyerinde az yakalanıyorum neyseki. Evde daha çok oluyor, aklımda gibi hep, en çok da kapıyı açınca geliyor aklıma. Kendi kendine evi bulup kapıyı çalışını, açtığımda bana bakışını hatırlıyorum. Sanki bana hiç kimse öyle bakmamış gibi şimdiye kadar. Belki de bakmadı gerçekten, belki de ondan unutamıyorum onu hala.
Merak ediyorum, nasıl oluyor diye. Karşısına çıkan her kadına mı öyle bakıyor, o böyle bir insan mı diye, yoksa bana mı baktı öyle sadece. Sadece bana baktıysa nasıl bu kadar kolay unutabiliyor, ben hala her gün en az bir fasıl ağlarken onun için o nasıl bu kadar kayıtsız kalabiliyor? Ben de bilsem ben de yapabilsem keşke ve artık bitse. Eğer herkese yapıyorsa zaten dünyanın en bencil hareketi, diyecek hiç bir şeyim yok. Ben anlamıyorum ve kabul edemiyorum ne yaparsam bu bencilliği. Belki de bencillik mutluluktur. Yok ya bana olmaz, olmuyor. Bir anlık aklına düştüğümde beni arayı sonra kendini tatmin edince hiçbirşey olmamış gibi devam etmesini ben anlamıyorum. Bana neler olduğu umrunda değil. Ben burda çıktığım yerden önce daha da yükseliyorum sonra yine yerin dibinde buluyorum kendimi öyle olunca, ama kime anlatıyorum ki, boş laf sadece.
Neyse ama, belki de merkür'dür diyorum şimdi. Bugün retro bitiyor, etkileri de artık inşallah bir kaç güne tamamen biter. Ben de hayatıma kaldığı yerden devam ederim. En iyisi biraz iş odaklı olmak bu aralar. Zaten her taraf kar, üstüne bir de burdaki güvensiz ortam da eklenince dışarıda yapacak pek bişey yok. En iyisi iş yine, odaklanalım gitsin. Hem zaten ikizler burcu için aşk hayatı anca mart gibi falan yeşilleniyor, madem öyleee beklerken vip salonunda diğer tarafları biraz yükseltelim. Sonuçta iş önemli, yaşamak için para lazım, en çok da hobiler için para lazım. Havalar biraz düzelsin de aklımda var bişeyler. Burdan giderken yarım bıraktıklarım, belki zamanıdır artık onlara geri dönmenin. Haa bir de bakarsın kelebekleri havalandıracak kişi hiç ummadığım yerden çıkar, yeniden sabahları uyanmak için sebebim olur:)). Yani kısacası, retro biter umutlar yükselmeye başlar.

4 Ocak 2017 Çarşamba

Piano almistim bi zamanlar

Ben bir zamanlar buralari terkedip yepyeni bir hayata basladigimda, kendime bir piano aldim. Para pul umrumda degildi. Hala cok umrumda oldugu soylenemez ama tabi euro para kazanmak ayri bi psikoloji ona diyecek biseyim yok. Neyse yine konudan saptik :))
Zaman gecti, nerdeyse uc yil ve ben yeniden yurda donus karari aldim. Zaten pianodan da hevesimi almistim. Buraya da getiremeyecegime gore orda cok sevdigim bi agbimin kizina hediye etmeye karar verdim. Hem de alti yasinda. Yeni yilda bana ilk gelen video onlardandi. Minik bir sarkiyla benim yeniyilimi kutlayip bana tesekkur ediyordu minigim. O pianoyu neden aldigim anlasilmis oldu boylece. Benim hevesimin sebebi buymus megerse.
Hayat tamamen boyle bisey iste. Karsima cikan herkesin bi sebebi olmali, bazen anliyorum, bazen anlamiyorum, bazen gec anliyorum. Bazen de sadece bisey ogretiyorlar bana. Daha fazla sevmeyi, daha anlayisli olmayi, daha dayanikli olmayi, daha pozitif olmayi, daha az kafaya takmayi, daha cok sukretmeyi. Daha neler neler.. simdi yine bi surecten geciyorum. Sonuc insani olan benim icin cok zor, ama deniyorum. Oynuyor benimle biliyorum ama durduramiyorum, hosuma gidiyor, ozguvenimi yukseltiyor yakinda bitiririm olmadi bitirtirim, ama sureci ogretir belki de bana. Belki de budur sebebi, bana sureci ogretmesi. Belki de degil, belki baska bisey, bekliyorum, anlarim bi ara.

3 Ocak 2017 Salı

Nefes terapisi

Bugun yine yeniden nefes terapisini deneme gunuydu. Yazmis miydim o zaman hatirlamiyorum ama ben bir sefer daha bu ise kalkismistim ve sonuc bir iki nokta haric nerdeyse bir husrandi. Defne dun yarin nefes terapisine ne dersin dediginde sanki kirk kisi bana bir daha denemem gerektigini soyledi ve her zaman ki gibi sebepsiz de olsa icimdeki sesi dinledim. Is cikisi kalktim gittim.
Su anda nasil anlatacagimi bile bilmiyorum deneyimledigim seyi. Ben hayatimin hic bir aninda boyle bir his yasamadim. Ilk baslarda hersey normaldi. Sonra gitgide once ellerim sonra bacaklarim uyustu. Bir sure hala varolduklarini anlamak icin surekli kipirdattim kollarimi bacaklarimi. Sonra biraktim zaten onlar da benden ayri takilmaya karar verdiler. Hayalini kurdugum niyet ettigim sey guven ve huzurdu. Bir zamanlar hissettigim seyi yeniden hissetmek istiyordum artik. Vucut bulmus hali de vardi aklimda. Onu hayal ettim o yuzden aklimda. Sonra biseyler oldu. Ayrildim sanki bedenimden, yukarilarda bi yerlerde takildim. Sonrasi cok ama cok garipti. Biseyleri tuttum, sanki o aradigim seydi iste. Sonra almaya calistilar onu benden. Kim neden bilmiyorum. Siki siki tuttum onu, birakmadim. Ben tuttukca onlar benden onu daha cok almak istediler. Hayir hayir diye bagirdigimi hatirliyorum. Birakmadim hic butun gucumle sarildim one ve bende kaldi. Ama butun energizing harcadim ve cok korktum alabilme ihtimallerinden. Sonra bir geldi ve beni sakinlestirdi. Aslinda bendim yine sanki. Daha sakin daha dingin ben. Iste sonunda oldu. Icimdeki kadin geldi ve konustu benimle. Sakin ol, o senin dedi. Sakin ol, sakin ol. Sonrasi rahatlama.
Bugunku deneyimi hayatim boyunca unutamam. Sahika transa gectigimi soyledi. Sordum zaten hemen bagirdim mi hayir hayir diye, evet dedi. Birseyleri almaya gittin, daha once senin olan biseyi. Transa gectin o an. Aldin da, sonra da onu senden almaya calistilar. Sende mi kaldi dedim. Evet dedim. Aldin o zaman alacagin seyi. Cosku mu umut mu guven mi huzur mu. Her neyi geri almaya calistiysan aldin sen onu ve birakmadin.
Benim icin inanilmaz bir deneyimdi. Olabilecegini asla hayal edemeyecegim. Su an yaziya dokerken kesinlikle tatmin olamadigim. Kelime yok cunku bunu anlatabilecegim. Ben bilmedigim icin degil. Henuz oyle bir kelime icat edilmedi cunku.

2 Ocak 2017 Pazartesi

Benden bu kadar

Tamam sen yakisiklisin, hatta turk standartlarinin uzerindesin, hatta yunan heykeli bile dedim ben senin icin, ingilizce anlatirken greek sculpture. Ama ben de kezban degilim yani. Konumuz bu degil gerci, o da ayri bir konu.
Kac gun evde beklettin beni artik sayamiyorum, simdi dusunuyorum da aslinda hep son anda ben sordum gelebiliyor musun diye ve sen bana hep bahanelerle geldin. Ben de hepsi dogrudur diye inandim. Cunku ben gercekten hep dogru soylerim. Hala anlayamadim bir turlu insanlarin buyuk bir kisminin kendi mutluluklari icin baskalariyla oynamaktan hic cekinmediklerini.
Bugun yine soz verdin kesin geliyorum, ne olursa olsun diye. Ben de oturdum beklemeye basladim. Ben boyle evde beklemem yoksa gelmeyecek birini. Ben cikarim arkadaslarimla bulusurum, eve cagiririm onlari, sevgilim varsa onla bulusurum, onla yemek yaparim, film seyrederim, hic kimseyi bulamazsam kalkar sinemaya giderim, ya da evde oturup sporumu yaparim kitabimi okurum. Beklemeye de karsi degilim sonunda degecekse, hatta bekleyip gelememelere. Ama gelemeyince haber vermeli insan karsisindaki kim olursa olsun. Ben yalan da soylesen, dogru da soylesen sans inanirim zaten. Dedim ya ben hep dogrulari soylerim, o yuzden herkes oyle sanarim hala. O yuzden oynayamiyorum bu oyunu kurallarina gore zaten. Dedim ya bugun farkettim zaten hic bir zaman ben sormadan soylememissin zaten gelmeyecegini. Ben senin hicbirseyin degilim, bundan sonra seninle konusmamam, umursamamam, beni uzmus olman zerre umrunda olmaz, biliyorum. O yuzden sana hicbirsey soylemeyecegim zaten sen sormadigin surece. Sadece haksizlik bu. Simdi ben bunu yazarken lastik patladi deyince olmuyor, o lastik simdi patlamadi ki, niye patladiginda yazmaz ki insan aptal lastik patladi gelemiyorum ben diye. Benden bu kadar.

1 Ocak 2017 Pazar

Zaman bana yardim edeceksin degil mi?

Cok zor bi yilbasi gecesi oldu hepimiz icin. Ben onceden girmistim neyseki, kendi kendime buldugum tek tesellim bu.
Bugun de hep evdeydim. Yine beklmekle gecti buyuk bir kismi. Once hala benimle ne yapmaya calistigini anlayamadigim cocuk bekletti beni. Defne'nin deyimiyle ben hoslandigim erkeklerden cocuk diye bahsediyormusum. Begenmediysem adam diyormusum. Cook begendiysem de ismini soyluyormusum. Benimle oynuyor belki de bilmiyorum. Kafami oyaliyor, su anda buna ihtiyacim var. kendimi kaptiririm diye korkuyorum evet, ozellikle de su bekleme kisimlari yuzunden. Cunku ben hala bekliyorum. Umutsuzca bekliyorum. Butun gece butun gun Alex'i bekledim. Dun saat biri gecince hep telefonuma baktim. Yazar mi ya da arar mi diye. Aramadi. Sonra dedim kendi kendime ben burda bir umut onun aramasini beklerken o sarhos olmus kimin kollarinda acaba. Cevap veremedim, bulamadim. Kaldim oyle. Vermek de istemedim, hazir degilim onun baska birinin olmasina. Sonra eve gelince yine bekledim. Yanima aldim telefonumu, digeri sarjdaydi. Iki uc defa ses geldi ondan, yerimden zipladim. Gittim baktim, baskalariydi hep. En sonunda biraktim beklemeyi. Konustum kendimle en azindan bugun beklemeyeyim diye artik. Anlattim, aramayacak dedim, bir kadin bir adami cok sevdi, adam kadini uc sefer terk etti. Anla artik bunu dedim. Bugunluk anladi, yarini bilmiyorum.
Sonra cocugu beklemeyi biraktim, cunku yine hastayim dedi, tamam dedim. Bilince olmayacagini beklemekten vazgecmek kolay. Oynuyor olsa bile benimle. Hep bir sonraki gun icin umut veriyor, oynuyor iste. Ben de izin veriyorum her seferinde. Yine ayni, nasil umrunda olamiyor erkeklerin? Iste su anda cozmek istedigim en buyuk sir. Ben agzimdan cikan herseyi sozmus gibi davraniyorum. Olduruyorum illaki, hic yapamiyorsam sekilden sekile giriyorum yapamayacagimi soylerken.
Neden yok diyemiyorum? Hep diyemedigim icin Alex benim canimi bu kadar yakabildi. Bu kadar yordu beni, bu kadar sevdigim icin onu. Hala da seviyorum sanirim. Cuma gunu rakidan sonra anlattim onu erdal'a. Anlatim ve tutamadim yaslari, birer birer damladilar. O zaman yine anladim yeniden. Seviyorum onu hala. Hala canimi yakiyor, hala ozluyorum onu. Yine zamana birakmaktan baska bisey gelmiyor aklima. Ya da yeniden birini severim belki. Belli mi olur? Yine de bi sure gundemim bu olacak gibi. Bekledigimden zor oluyor onu unutmak, ben anlamamistim onu bu kadar sevdigimi.