26 Mart 2019 Salı

Hadi bakalim, yeniden baslamak uzereyiz

Geldigimden beri Ipad i elime alip is yerinden ayrilma surecinde yasadiklarimi yazayim diyorum. Aklima bir suru bir suru sey geliyor. Ugradigimi dusundugum haksizliklari yazmaya kalksam heralde sayfalar yetmez. Yalanlarsa felaket. Son gun beni karsisina aldiginda bana guvenmiyorsundur herhalde dediginde evet size guvenmiyorum dedim. Sasirdi eski patronum, yok olur mu oyle sey dememi bekliyordu. Demedim tabi ki, guvenmiyorum cunku, bunu da buraya yazayim ki bir gun bir karar vermem gereken an gelirse acip okuyabileyim. Sonucta soz ucar yazi kalir degil mi? Yalniz nerdeyse su akar yazi kalir yazacaktim, koptum su anda :)) neyse ufak bir instagram arasi verdim rahatladim. Kurtuldun, bosver demek istiyorum kendime, ama sonra vazgeciyorum. Bosverme hep hatirla. Bu kadar kolay yalan atabilen insanlari bir daha bu kadar yakinima yaklastirmama izin verme yarabbim. Ne yalan soyliyim, icten ice cok pisman olsun istiyorum bir gun bana yaptiklarina. Ne geldiyse basima durustlugumden ve dogru olduguna inandigim bir seyi soylemeden duramamamdan geldi. Gun gelsin ve tam olarak bu sebepten bana yaptiklarindan pisman olsun istiyorum. Sonra diyorum ki, tamam artik zaman sakin olma ve onune bakma zamani. Belki de her sey olmasi gerektigi gibi olmustur. Belki de yolculugumun bu safhasi artik baska bir durakta olmaliydi ve ben kendi halinde kalinca belki de aksiyon alamayacaktim ama simdi ben harekete gectim ve her sey olmasi gerektigi gibi oluyor. Butun olumsuzluklari arkamda biraktim ve yeni bir sayfa aciyorum yeniden. 2 Ocak’ta nasil agladigimi dusunuyorum, ben bunlari hak etmedim diye. Nasil kendi kendimi yedigimi. Nasil oluyorda bir kac ay once cfo yapalim seni diye cagrilan insan simdi beceremedin sen diye git kendine is bul deniyor. Sonra tekrar cagrilip aslinda sen degil burdanin Türkiye’nin en iyilerinden birisin diye de ustune tuy dikiliyor. Simdiyse yepyeni bir sayfayla merhaba diyecegim yeni aya. Hadi bakalim, yeniden baslamak uzereyiz. 

Platonik hormonlar

Bugun okudugum bi kose yazarinin soyledigine gore asik oldugu zaman insan on iki cesit farkli hormon salgiliyormus. Bu hormonlar yuzundenmis o midedeki kelebekler falan. Tabi ben bunun sebebinin bir cok insan gibi hormonlar oldugunu biliyordum ama on iki oldugunu bilmiyordum tabi o ayri. Simdi bu hormon meselesi onemli. Neden? Cunku insana kendini mutlu hissettiriyorlar. Hormonlar nasil salgilaniyor, beynin verdigi emirlerle. Gidip de bu hormonlari disardan kendimize enjekte ettiremeyecegimize gore (ettirebilen varsa durmasin tabi ki, ben mani olmam) beynimizi kandirabilir miyiz acaba? Ben bunu bir sefer daha dusunmustum aslinda. Ama sanirim uygulamada biraz hata yaptim. Gittim instagamda kendime bi platonik yaratabilir miyim diye baktim. Yine de muhtesem zeki beynime bu numarayi yediremedim. Simdi yeni bir uygulama yontemi bulmaya karar verdim. Henuz dusunuyorum, bu sefer platonik olmayacak icinde zira onu beynim yemiyor. Baska bir yontemi mutlaka vardir, bulacagim, kararliyim. 

Sapanca’da bir otel deneyimi

Geldik buradaki son aksamima. Buraya gelmeden onceki fikrim aslinda biraz daha uzaklara gidip butik bir otelde konaklamakti. Son anda arabamin yoldayken bir ara beni nasil korkuttugu geldi aklima. Yanimda biri varken araba kullanmak ne kadar uzun olursa olsun problem degil. Hatta arabamin bozulmasi bile problem degil. Ama Türkiye’ye sehirlerarasi herhangi bir yolda araba bozuldugu icin bir kadinin yalniz basina kalmasi pek de istedigim bisey degil. Iste tam olarak bunu goze alamadigim icin gozumu yakin yerlere diktim. Gecen hafta henuz calisirken yanimda oturan arkadasima bu fikrimi soyledigimde bana burayi tavsiye etti. Boylece sapanca aklima girmis oldu artik. Hemen birilerini arayip, baska yerleri sordum ve sonunda buraya karar verip rezervasyonu yaptirdim. Ben zaten oyle ozellikle de onemsiz bir karar verirken saatlerce dusunen bir insan degilim. Cuma gunu son gunumu tamamlayip, cumartesi de dersimi bitirip aksaminda da dogum gunu partisine katildiktan sonra solugu yolda aldim. Tatilin en zevkli kismi bence. Her zaman. Hele de arabayla gidiyorsam, hem de ben kullaniyorsam. Ilk once toplam izlenimimle baslayayim. Kotu bir otel degil, ama bes yildizli bir otel degil bence ve parasini hak edecek bir hizmeti yok. Aaa yalniz az once bana sarabimi getiren kizcagizin guler yuzunu bunlardan ayri tutuyorum. Ama orda bile standart yok, ilk aksam sarabi soyledigimde yaninda cerez gelmisti, ama bugun yok. Acaba birinden mi kalmisti ki o aksam, himmm... Neyse. Ilk gun geldim, karsilama biraz tuhaf geldi bana. Ama bunu dayandirabilecegim objektif bir sebebim de yok hani. Check in icin siraya girdim. Telefon numarami alip biz sizi odaniz hazir olunca arayacagiz dediler, tamam dedim, geldim su anda oturdugum salonda beklemeye basladim. Saat ikiyi yirmi gece artik sabrim tasti. Resepsiyondaki cocugun soyledigi daha da sabrimi tasirdi. Biz sizi aradik ama telefonunuz cekmiyordu. Ama sikayet yazdigim tatil sepeti beni aradiginda cekiyordu nedense. Tabi ki bence bu bir bahane degil, madem senin otelinde telefon cekme problemi var o zaman bana diyeceksin ki saat ikiye kadar sizi aramazsak lutfen siz tekrar reserpsiyona gelin. O arada tatil sepeti aradi, tabi ben hizimi almisim, o kiz da ama diye baslayinca dedim anlamiyorsunuz, ben buraya gecelik kac para oduyorum bla bla bla. Sonrasinda bir bebek aglamasi, tek amacim kafa dinlemek ama bebek agliyor. Hangi oda diye aradigimda resepsiyondaki adam sacmalamaya basladi. Iyi bir baslangic olmadi ne yazik ki. Tabi ki bebek olacak ve aglayacak da ama en azindan bu insanlari yakin yerlere topla. Ben gelmisim huzur icin, kafami dinlemek icin, bebek aglamasi duyunca benim kafa gitti. Yemeklere gelirsek, kotu degil, ama iyi de degil. Bugun, kadin budu kofte gordum mesela aldim, ama cok kuruydu, sadece bir tanesini yiyebildim. Sabah kahvaltisinda bisey eksik ama yalan yok ne oldugunu bi turlu bulamadim. Pan cake ler cok iyiydi ama, iki gun de yedim, yarin sabah da yiyecegim. Bardaklarin hep kenarlari kirik. Uc bardagin ikisinin kenari kirikti, ve sen gural otelsin. Seramik, porselen senden sorulmali. Senin misafirlerine sundugun kupalarin kenarlari kiriksa diger oteller napsin. Bahcesi cok guzel, kabul ediyorum. Iki gundur yuruyorum ve hala yuruyebilirim. Spa’sina gitmedim. Havuzuna bir bakayim dedim. Tabi mevsimden dolayi kapali olana. Ama o kadar sicakti ki vazgectim. Cikip bahcesinde yurumeyi daha keyifli buldum. Kisacasi kotu degil, ama bes yildizli degil, max guzel bir uc yildizli otel olur burasi. Yani NG Sapanca, beni kazanamadin. Bu paralara ben bi daha gelmem, gelene de mani olmam, tarz meselesi. Haaa, fiyatlar duser hizmet ayni kalirsa neden olmasin?

24 Mart 2019 Pazar

Yine bir sona geldik

Sonunda bitti. Aylardir kendi kendime ve baskalarina yaptigim sikayetlerden sonra sonunda bitti. Simdi bir otelin sadece yetiskinler icin ayrilmis salonunda sarabimi yudumlarken kafami dinliyorum. Bir hafta boyunca issiz takilacagim. Hak ettim bunu. Ozellikle de son uc aydir yasananlardan sonra gercekten hak ettim. Haaa ne mi bitti? Isten ayrildim :)
Insanlarin bu kadar kolay yalan soyledigini gormek beni cok yoruyor. Sanirim su dakikadan sonra kendime yapacagim en buyuk iyilik insanlarin rahat yalan soyleyebildigini kabul edip hayatimi buna gore sekillendirmek olacak. Yoksa bu konu hep simdi oldugu gibi cok yoracak, icinden cikilmaz bir hal alacak. Iki hafta once kendimi sirf bu yuzden yorgun ve bitmis hissediyordum. Tam ne kadar yorgun oldugu mu dusunurken cok sevdigim biri aradi ve ona anlatmaya basladim. Bir yandan da agliyordum. Tutmadim kendimi. Biraktim. Arabadaydim, eve geliyordum. Arabam benim icin her zaman en mahrem yerlerden biri olmustur. En kendim oldugum yer. O yuzden sevmem zaten bi yerlere birileriyle gitmeyi, ozellikle de rutin gittigim yerlere. Basladim anlatmaya, anlattikca aglamaya. Eve vardim, arabayi park ettim, ama inmedim. Anlatmaya devam ettim, aglamaya da. Yoruldum dedim, bu Dunya benim icin cok yorucu. Umudumu da kaybettim, cunku hic bir zaman duzelmeyecek. Insanlar her zaman yalan soylemeye devam edecek. Isi degistiriyorum simdi, ama gittigim yerin daha duzgun olacagina dair hic inancim yok. Yine ayni yalanlar olacak. Yine insanlar sadece kendi iyilikleri icin baska insanlari hic umursamayacak, saygisizlik diz boyu olacak. Konustukca bunlari anlattim. Anlattikca agladim. Dinledi o da beni. Siktir et dedi. Edemiyorum dedim, cok zor geliyor. Edersem benim de oyle olmam lazim. Olamiyorum dedim. Aglamaya devam ettim. Taa ki kendimi biraz da olsun rahatlamis hissedene kadar. Sonra eve ciktim. Etrafima baktim. Hic bir seyi hic bir zaman degistiremeyecegimi bir kez daha anladim. Televizyonu actim. Hic bir sey olmamis gibi yapmaya calisip dizi seyrettim. Seyrederken uykuya daldim. Ertesi sabah yine yalanlarla dolu bir gune uyandim. 

10 Mart 2019 Pazar

Kalıyorum burada

Yine kendimi herkesten soyutlamak istediğim zamanlardan geçiyorum sanırım. Çünkü insanlar ne kadar iyi niyetli olursa olsun herşeyi kendi normlarına göre yargılayıp fikirlerini söylüyorlar hatta bazen de uygulamaya geçiyorlar başka insanları nasıl etkileyeceğini hiç düşünmeden.
Ben de yapıyorum bunu muhtemelen. Belki de insan olmanın normali budur.
Nerdeyse artık çok sıkıldığım için yine yıllar önce yaptığım şeyi yapacaktım. Avusturya’ya taşınıyordum. Son anda vazgeçtim ve şimdiyse iş değiştiriyorum. Gözümü o kadar karartmıştım ki sırf buradaki herşeyden kurtulmak istediğim için hiç birşeyi doğru düzgün değerlendirmiyordum ve bunu da biliyordum. Tek bir şeye odaklanmıştım. Burdan gitmek. O kadar cazip gelmişti ki burdan yeniden gitmek. Yeniden sıfırdan bişeylere başlamak için çaba harcamak. Burayı unutmak. Uğradığım haksızlığı unutmak. Ama unutamadım bir türlü. Bir türlü onu atlatamıyorum. Bir türlü kabul edemiyorum. Geri alamayacağım, telafi edemeyeceğim bir şey olduğunu düşündükçe de içim içimi yiyor, gözlerim doluyor. Nasıl insanlar bu kadar değer yargılarını umursamayarak yokmuş gibi davranabilir anlamıyorum. Anlamıyorum ve anlamadıkça daha çok acı çekiyorum. Her seferinde gözlerimi yaşlarla dolmuş buluyorum kendimi. Ama vazgeçtim burdan gitmekten. Sadece iş değiştirmeye karar verdim. İstifa edeceğimi açıkladım sonumda. Hiç beklemediğim bir şey oldu ama o akşam. Ben binadan çıkıp arabaya bindiğimde kendimi çok rahatlamış hissedeceğimi umuyordum ama öyle olmadı. Binanın önündeki kırmızı ıışkta beklerken yine gözlerim doldu. Bir mücadeleyi daha kaybetmiş başımı alıp gidiyormuşum gibi hissettim kendimi. Başaramadım ve yine haksızlığa uğradım. Yİne oyunu kurallarına göre değil de kendi ilkelerime göre oynadığım için kaybettim. Yalnız hissettim kendimi yine. Eskiden elimde tutunabildiğim başarılarım vardı da şimdi onu da kaybetmişim gibi hissettim kendimi. Halbuki ben iki ayda üç tane iş bulup mülakatlarına gitmiş hepsinden de olumlu dönüş almış biriydim. Ama işte öyle hissetmiyorum bir türlü. Şimdi de yine gözlerim doldu. Çünkü bu sefer her ne kadar kendi isteğimle gidiyormuşum gibi görünsem de aslında durum öyle değil içimde. Çünkü ben burda istediğim şeyi bana değil de başkalarına verdikleri için gidiyorum. Üstelik bunun içinde yer alan adamlardan bir tanesi de gerçekten sevdiğimi düşündüğüm biriydi. Yine kendimi aldatılmış gibi hissediyorum o yüzden hala. Yine birine güvendim tam bir gerizekalı gibi ama yine hayal kırıklığı. Bakalım bu sefer nasıl olacak?

1 Mart 2019 Cuma

Çok sıkıldım

Yine bi geldiler bana sanirim. Elimden geldigince sallamamaya calisiyorum ama biliyorum, kendimi taniyorum ben. Kurtlandim ben yine. O yuzden eger bir aksilik olmazsa Avusturya’ya gitmeye karar verdim artik. Tabi benim isler bu ara borsadan hallice, yarin ne olacak hic bilmiyorum ama simdilik son durum bu. Dun odev grubuyla calisirken normalde taksam bile patlamayacagim biseye patlayinca anladim. Benim zamanim gelmis artik. Bana major bi degisiklik lazim. Tabi patlamam da sevgili arkadaslarimin yaptigi sacma sapan seyler de etkili oldu. Ama sorun su ki sanirim ben normlarda hareket edebilen bir insan degilim ve bisey soyledigim zaman dinlenilmemesine katlanamiyorum. Kimseyi de degistiremem. Hem cok kolay basarilacak birsey degil bu, hem de enerjim yok buna. O yuzden en iyi bildigim seylerden birini yapmaliyim belki de. Herseyi degistirmeliyim. Bir cirpida.
Gorev tanimimi yazdim, gonderdim. Paketim belli olunca da ev bakmaya baslicam. Aslinda su anda bile zor tutuyorum kendimi. Sanirim bu aralar artik dayanamayip bakarim.
En buyuk korkum sosyal konularla ilgili. Bilen insanlara karsi savunuyorum kendimi. Ama icten ice tabi ki korkuyorum. Yine de diyorum ki kendi kendime gecen sefer de giderken korkuyordun. Ilk gittigimde buraya uzun zamandir tek basima bir kadin gelmemisti soyleyip duruyorlardi. Ama her sey cok guzel oldu. Ceplerim dopdolu ayrildim ordan. O yuzden eger hersey ayni kalirsa ben gidiyorum gercekten. Cunku gercekten burda cok Ama cok sıkıldım.