30 Eylül 2016 Cuma

Seviyeyi dusurmeden

Kabul edemedigim bazi davranislar var hala. Dusunuyorum, kendimi gelistirmeye calisiyorum. Sen davranislarini baskalarinin tepkilerine gore degistirme, sekillendirme diyorum kendi kendime. Bir noktaya kadar hic beceremiyordum bunu, biri sert cikissin hemen kendi tepkimi de karsimdakinin seviyesine cekiyordum, kolay olan yol da bu zaten. Normal sartlar altinda hepimizin isine gelen de bu. ben de basladim bunun uzerinde calismaya. Hala cok zor, ozellikle bu sehirde. Herkesin her yerde bir yaris halinde oldugu bu sehirde surekli kiskirtici davranislarla karsilasmak artik hayatin bir parcasi resmen. Ama artik dedim ki kendi kendime denemeye baslamanin zamani. Ise basladigimda ilk zamanlar bu sehirde beceremedim mesela. Hemen baska departmandan biri sinirlarimi zorladi, o zorlayinca ben de hemen cizgimden odun verdim, onun seviyesine indim, nalet, saygisiz, ruhsuz, karsidakine hic deger vermeyen insan moduna girdim. Birkac durumla daha karsilastim sonra, hep cok zorladim kendimi, biraz yol aldim ama tam beceremedim. Sonra bugun metroda sanirim en ust duzey performansimi sergiledim. Herkesi yok sayip once binmeye calisan bir kadincagiz. Kadincagiz demek durumunda kaliyorum cunku bu eforu bir de yanlis yerde harcadi garibim. Bir itmeler kakmalar, sesimi cikartmadim, yol verdim gecti, sonucta ikimiz de ayakta kaldik, o efor harcadi ben sakin bindim. Sonra taaaa yillar once bebekte binmeye calistigim bir taksi geldi aklima. Sirret bir kadina kaptirmistim, o zamanlar ben de sirrettim, ama kaptirdim yine de. Ondan hala unutamamisim o zamani. Ne aci bu gereksiz aniyi hala silememis olmak. 
Artik en azindan basarmaya basladim, umarim bundan sonrasi daha kolay olacak, zaten olur da isyerinde basarirsam tam olarak nirvana diyebilirim. Hadi bakalim. 

26 Eylül 2016 Pazartesi

Hickimse tabiki

Aslinda butun beklentim gecen hafta benim icin sezonun baslamasiydi. Tam bekledigim gibi olmadi gerci, degisik bir haftaydi yine de. Yeniliklerle doluydu, sorgulamalarla, en cok da hayatla alip veremediklerimle dolu dolu. Sonunda bitti hafta hem de cok kotu bir haberle. Sonra dun yine yeni umutlar, yillar sonra yine bir sinava gittim, ama bu sefer disarda bekleyendim ben. Cunku benim kardesim buyudu ve artik o bir doktor. Dun de kapilarda onu bekledim. Once kalamis marina, divanda oturup ufak bir kahvalti bir kahve icmekti niyetim ama sadece acik bufe onun da 99 lira oldugunu ogrenen bunye tabiiki yok artik dedi ve ac bilac mado'ya dogru yollandi. Omletim, cayim, arkasindan kahvem yeni psikoloji kitabim devam ettik beklemeye. Ikinci seansi da stadin karsisindaki koftecide bolca arkadas muhabbeti, az da bufenin sahibi amcanin banka sikayetlerini dinlemekle gecirdim. Sonra neyse ki buyuk gun bitti. En cok sevindigim sey de oydu, bitmis olmasi, artik kurtulmus olmasi bu sinav stresinden.
Yemek sonrasi eve donunce hemen uyudum zaten sarabin da etkisiyle. Sabah yine isbasi, yine butun gecem ruyalar hayaller arasinda cirpinarak gecti, saglikli mi yoksa sagliksiz mi oldugunu bilmedigim bir uyku gecirdim. Metroyu yakalama telasinda buldum kendimi. Gun basladi sonra, Moody's not indirmis, aman herkesi bilgilendirelim. Herkes fakirlesmis cuma gunune gore onu sallayan yok tabi, oncelik herkesi bilgilendirmek. Ama ben de bir rahatlik gecen haftadan beri, once ben sonra baskalari modundayim cunku. Umarim bitmez, hic unutmam cumartesi gunu hissettiklerimi, hayatin nasil da kisa ve pamuk ipligine bagli oldugunu. Yaptigimiz butun planlarin ne kadar da bos oldugunu, ani yasamanin mutlulugunun baska hicbirseyle kiyaslanamayacagini. Kararlarimla mutlu olmam gerektigini, onlara inanmam gerektigini, en dogru secimin her turlu benim yaptigi secim oldugunu, her secimi bir sefer yasayabilecegimi ve onun benim yolum oldugunu, cikan yol ayrimlarinda hep kendime guvenmem gerektigini ve gucumun farkinda olarak yoluma devam etmen gerektigini.
Hepimiz hak ettigimiz hayatlari yasiyoruz zaten. Huzuru secersek huzurluyuz, sevmeyi secersek severiz. Kapatirsan kabuguna kendini, cikmazsan gunese karanliginda goremez ki kimse seni bir de ustune sevebilsin. Iste sirf bu yuzden enerjini tamamen bitmis hissetsen bile, durna birak kendini, ozgur birak, cik guneslere. Sansin ayagina gelmesini bekleme, belki de o kadar sansli degilsindir. Yine de kim engel olabilir sana eger kendi sansini kendin yaratirsan? Hickimse tabiki.

24 Eylül 2016 Cumartesi

Zaman yavas akiyor bugun

Ilk defa bir cenazeye katildim, bugun hissettiklerimi ilk defa hissettim hayatimda. Kendimi taniyamadim ben de, soguktum, konusamadim pek kimseyle, aglayamadim da, donuklastim. Yuruyerek gittim zaten, mezarligin icinden camiye kadar yurudum, mezar taslarina baka baka. Derin derin nefes aldim hep, bitmek de bilmedi o yol bir turlu. Uzadikca uzadi. O uzadikca ben daha da derin nefes aldim. Bitti sonra hersey, herkes dagildi. Normal hayatlar basladi. Kafalarda kaldi etkisi, sorulari, uzuntusu. Yuruyerek gittim kargomu aldim, dagilmadi kafam, aktarma yapmadan mola verdim, spor esyalari bakayim diye. Buldugum dumble'in uzerinde kocaman alex yazinca almadim tabi, gozlukcuye girdim aradigim modeli sordum, o da yokmus. Baska bi yere girdim, kolye aldim bir kac tane indirimden. Aksam saat dokuz oldu, eve geleli en az bes saat oldu, ben hala paketlere dokunmadim, kapinin onunde duruyorlar. Normalde kendimi biliyorum, yeni bisey alinca eve getiririm, denerim, takarim, giyerim, dunyanin en guzel seysini almis muamelesi yaparim, bazen hizimi alamaz instagrama koyarim hatta. Gelmedi icimden. Televizyonu actim, ama icim acilmayinca kapattim. Kitap okudum, sonra gozlerimi kapattim biraz, dalamadim ama iyi geldi. Kalktim yine devam ettim ktabimi okumaya. Cilginlik haline gelmis sapiens'i okuyorum su anda. Allahtan kitap akip gidiyor, ben de biraktim kendimi. Ama yine de nasil desem ki, bugun zaman biraz agir akiyor gibi, gecmiyor dakikalar. Aklimda kalabaligin dagilmasi var bir yandan, bir yandan da fani hayatin sorunlari. Ikilemin icinde sikismis kalmis gibiyim. Biliyorum gececek, insallah arkadasim icin de gecer bir an once, kardesi de gittigi yerde cok mutludur, huzurludur. 

22 Eylül 2016 Perşembe

Z kusagiymis, alisin artik

Haftasonundan beri yalnizligimla inanilmaz barisigiz. Ben bile saskinim, hic boyle bir duyguyu tam anlamiyla icimde hissetmemistim. Tam olarak rotar yapmis ve ne zaman kalkacagini bilmedigim business class biletli ucagimin kalkisini lounge'da bekleme modundayim. Yalniz dun aksam nedenini bilmedigim acayip bir yorgunluk vardi uzerimde. Yeni de bir karar almistim, once kitap okunacak biraz sonra televizyon acilacak diye. Once bol yumurtali en proteinlisinden menemenimi yaptim yilin son guzel domatesleriyle, sonra bir guzel yedim, sonra da aldim kitabimi elime. Okudum da biraz allah var, sonra dayanamadi gozlerim kapandilar kendiliginden. Hani oyle bir kapanma arzusuki jerry'nin gozlerine koydugu kibrit copleri bende olsa yine de dayanamazlardi. Dalmadim uykuya ama iyi geldi, kalktim, takildim biraz evin icinde, yarin ne giysem diye dusundum ve dort gunden sonra ilk defa spor yapmadan uyumaya karar verdim. Isin en guzel tarafi da ve cok zaman sonra farkina vararak hissettigim butun bunlari acele etmeden yavastan kimseye bir sorumluluk duymadan yapmamdi. Patron iki mail atti onlara cevap yazdim ama artik  onlari da saymiyorum. Sonra da uyumusum zaten, yalniz ne uyumak, nerdeyse araliksiz ama bol ruyalisindan. Butun gece ruyamda eski esimle ugrastim durdum bambaska hikayelerde. Uyanamadim da, kabus muydu rahatlama miydi cozemedim, cikamadim icinden. Ogleden sonra aklima geldi hemen hooop internet search. Eski kocayi ruyada gormek. Aman bir iyi anlami varmis, ne bereket ne kismet, ne ferahlama, maddi sikintilardan kurtulma, efendime soyliyim yeni is teklifleri. Hangisini sececegimi bilemedim. Ama yalan da yok, dun uyumadan icimde boyle bir tuhaflik vardi, sabah kalktim yine bir eksiydim. Sabah da gune mukemmel bir toplantiyla basladim. Bazi insanlarin hala ben asosyal insanlari ise aliyorum, cunku azicik sosyal olurlarsa yeni nesil z kusagi altidan sonra kalmak istemiyor dedigini kendi kulaklarimla duydum. Bir digeri de uc yil sonra da yonetici olmak istiyorlar dedi alayci bir tavirla. Tuttum kendimi, nasil demek istedim ama zihniyetimizi degistirelim artik diye. Daha yeniyim sivrilmeyeyim diye sustum, ama bakalim daha kac sefer susabilirim, bekleyip gorecegiz. En buyuk patronun dedigi herseyi zaten yapiyoruz oralarda sorun yok, benim tarzim o. O belki zoraki bir konusma yapti ama beni anlatti nerdeyse, bir yer haric. Hic adam kovmadim ben, mecbur da kalmadim. Tecrube etmek zorunda da hic kalmam umarim. Neyse bakalim, yarin cuma. Bu pazar da buyuk gun, buyuk sinav. Canimin ici kardesim sinava giriyor, ben de kapida nobet bekliyorum. Hadi bakalim, iyi geceler gunluk kivaminda bir yazi oldu bugunku. 

18 Eylül 2016 Pazar

Bir tik daha attim

Veeee seytanin bacagi yaklasik iki bucuk ayin sonunda kirilmistir. Kalktim kendime kendimce spor sonrasi yemegi yaptim, kofteli bulgur pilavli salatali falan. Iki gundur ev sporumuzu da aksatmadan yapiyoruz. Ustune bir de ilk defa kendim nevresimleri de degistirdim. Valla benim icin en zoru da nevresimleri degistirmek oldu. Bazi seyleri hala gozumde buyutuyorum cunku. Ilk muge'ye gitmeye basladigimda sormustu bana neden ayrilmaktan korkuyorsun diye, birsuru sey saymistim ben de, hem de cogu cok kucuk seylerdi, bunlari kendim yapmaktan, yalniz yapmaktan korkuyorum demistim. Iclerinde ekmek almak bile vardi. Tabi ki olay yapamamak degildi, onu bundan sonra hep yalniz yapacagimi hissetmenin bana yasatacagi duygudan korktum ben hep. Ayrildiktan sonra da markete gidip ilk ekmegi aldiktan sonra da gelip hungur hungur agladim. Sonra gecti ama, zaten muge de bana onu soylemisti, bir kismini hic anlamadan yapmaya baslayacaksin, bir kismini da bi sure sonra hic hissetmeyeceksin bile. Nevresim degistirmek de onlardan biriydi, onu hic yapmamistim, evlenmeden once cift kisilik yataga gecince annem vardi bi sure yanimda hep o degistirdi, sonra eski esim  o zaman ki sevgilim askerden donunce o degistirdi, sonra evlendik temizlikcimiz degistirdi, sonra ben romanyaya gittim yine temizlikcim degistirdi, sonra buraya geldim anneme geldi sira tekrar, hatta en son sefer de Alex degistirdi. Iste simdi ilk defa ben degistirdim. Bir tik daha attim o listeye. O listede sanirim yapamadigim son birsey kaldi, ya da hala firsatin olusmadigi. Yalniz tatile gitmek. En buyuk korkumdu yalniz tatile gitmek, ya da zorunda kalmak. Hep korktum sonra, hep birileri de oldu yalniz gitmedim hic tatile. Simdi sira gelecek yazda. Simdilik gorunen o ki hayatimda kimse yok, arkadaslarla bisey ayarlanir mi bilemiyorum, su anda ki hissiyatimda degisir mi bilmem ama ciftlerle tatile gitmemek, iste tam da bu yuzden sartlar ayni kalirsa bu sene yalniz tatil zamani artik. Ama dedigim gibi daha yaza cok var, kimbilir neler olacak. 

Yeni bir hayat, jimmy choo'larla

Bugun benim resmen 3. bosanma yildonumum, ben de kendi kendime kutlamaya karar verdim bugunu. Az once kendime coook uzun zamandir istedigim bi hediye aldim. Bir cift jimmy choo ayakkabi, hem de kiremit rengi, ufacik minicik bir sorunumuz var onu da ayakkabilar gelince anlayacagiz, olmadi geri veririm. Sorunumuz su ki 13 cm kadar bir topugu var. Yani iste o ayakkabilari giyebilmenin en ideal yolu birinin beni gidecegim yere arabayla goturmesi sonra arabayla eve geri getirmesi ve hatta kafam da hafif cakir keyifse mumkunse merdivenleri de kucaginda cikarmasi. Yes, abarttim biraz. Isin ozu buraya takilmadim, madem bugun kutlama gunu ben de hediyemi aldim kendime. Eee kutlamanin gerisini aksama biraktim, kalktim ufak bi temizlik yaptim, biraz banyo mutfak falan temizligi, arada yine kendimle konusmalar, bir bucuk aydir kitaplikta duran igrenc insana ait saat de bufenin derinliklerine kalkti artik. 
Icimden de inanilmaz inandigim super bisey var, bugunku kutlamadan sonra yarin yepyeni bir donemin baslangici. Istanbula dondugumden beri simdiye kadar olan zaman sanki hazirlik evresiydi ve artik basliyoruz. Romanyadayken yine kendi yontemimle bir isaret istedim allahtan, sanki yine gonderdi bana isareti. Hakan'in ablasiyla kahvalti yaptik, anlatti da anlatti bana, benim klasik terapi yontemimle, hem de en ucuzundan olanla. Biraz kafami da karistirdi aralarda yalan yok, pismanliklar falan filan, sevipte anlatamayanlar. Artik onlari bekleyip gormek ya da gormemekten baska bisey yok. Amaaa ayni zamanda dedi ki, hazir ol yepyeni cok guzel bi donem basliyor. Baslasin artik o zaman. Once bi su kutlamayi yapalim. Sonrasi yarin basliyor. 

17 Eylül 2016 Cumartesi

Sukretme gunu

Bazen kafam o kadar karisiyor ki cikamiyorum isin icinden. Tam bu durumdaydim. Bir suru sorular sorduk dun gozdeyle birbirimize, hepsine onlarca cevap bulduk. En cok sevdigim soru da suydu, ondan geldi, simdiki tecrubelerimle simdiki ogrendiklerimle, simdiki benligimle bes yil oncesine gitsem yine ayni seyleri mi yasardim yoksa ayni hatalari yapmaz miydim. Kendime bile sasirdigim bi cevap buldum. O zaman ki sen de baska hatalari yapardin. Hani sey gibi, asgari ucretle para kazaniyorsun, birini goruyorsun senin bes katin kazaniyor. Senin en buyuk derdin ayin sonunu getirmekse eger sanirsin ki o adamin seviyesine gelsen hic bir derdin kalmayacak. Sor bakalim o adama bi derdi varmiymis yokmuymus. Belki para degil ama ne dertleri vardir baska, anlatsa sabaha kadar surer muhtemelen. Iste o yuzden de simdi ki halimizle hala birsuru yeni hata yapiyoruz. Hep de devam ediyoruz, yeni hatalar hep yeni dogrulari getirsin yeter ki. 
Sonra butun bunlarin ustune hayat yine bana tesaduf oyununu oynadi bugun biseyleri gostermek icin. Birsuru minik kararlar verdim eve donus yoluna gecene kadar, en son sokagin birinin girisinde tam kesmekesin ortasinda arabanin icinde arkadaslarimi gordum, atla dediler bindim arabaya. Saskinligi attiktan sonra uzerimden bi farkettimki keyifsizler, sordum ve cevabimi aldim. Hastaneden geliyorlarmis, kardesi aniden su an adini bile soyleyemedigim bir hastaliga yakalanmis aniden, onun tedavisi icin hastaneye yatiyor ve bir gece oksijen aleti bozuluyor ve oksijensiz kaliyor, ve o gunden beri uyuyor hastanede, herkes uyanmasi icin dua ediyor. Herseyleri var ama sadece dua edebiliyorlar su anda. Allak bullak oldum, dua ediyorum ben de, kaldiramadim kendi icimde, annemi aradim anlattim, sezginlerle olan what's up grubumuza yazdim, hayatinizi yasayin ani yasayin, ne soylemek istiyorsaniz, ne yapmak istiyorsaniz aksiyonu alin durmayin diye. Ben de hem dua edip hem sukrediyorum, elimden baska hicbirsey gelmiyor. Su kisacik hayatimi kendime zehir etmemeye bir sefer daha karar verdim. Bugun yaptigim herseyden zevk aldim, karar veremedigim seyler vardi, verdim kararlarimi, eve geldim kitap okudum, dizi seyrettim, spor yaptim, macro'ya gidip sevdigim gibi alisveris yaptim, aldim elime biseyleri iceriklerine baktim, kalorilerine baktim, nerden ithal ettiklerine baktim, bazilarini aldim bazilarini geri biraktim. Sonra eve yurudum salina salina, inanilmaz ozguvenle, sahip olduklarimi dusundum, kardesimi annemi babami hayatimdaki diger deger verdigim insanlari. Bugunluk baska bisey yok. Bugun sukretme gunu. Diger butun gunler gibi. 

14 Eylül 2016 Çarşamba

Affetmiyorum

Bu sehirde bu sefer cok yurudum. Oyle ki burda yasadigim uc sene boyunca yurudugumden daha cok su 4-5 gunde yurudum. Ve anladim ki sakin sakin acele etmeden yurumek cok iyi bir terapiymis. Pazartesi gunu alex'in bana gercekten bir pislikmisim gibi davrandigi gun yururken herseyi gozden gecirdim. Ilk yurumeye basladigimda aklima getirdigim seylerle neredeyse aglayacaktim. Sonra yine kendimle konusmaya basladim. Herseyi anlattim kendime sesli sesli. Beynim aklim mantigim neye inaniyorsa anlatti duygusal bana. Duygusal ben de sorular sordu bazen onu en cok uzen yerlerde, cevaplar aldi sonra rahatladi, sakinlesti, dinginlesti. Artik aksam olasi telefon konusmasindaki herseye hazirdi. Geldi o telefon ve yine karsisinda duygusal bana saldiran kisi vardi, yine saldirdi ama bir farkla gercekten hazirdim artik. Tamam dedim, telefonu kapattim ve bitti dedim. En buyuk salinimi atlattim. Bundan sonra ki siddeti azalarak devam edecek butun salinimlara hazirdim artik, taa ki tamamen bitene kadar. 
Sonra bugun tekrar yurudum. Yine bir suru seyin uzerinden gectim tekrar. Hayatimdan bir sekilde gecip beni derinden etkileyen uc erkek. Ben sizi hala affetmedigime karar verdim. Hatta daha da ileri gittim, sizi hic bir zaman affetmeyecegim dedim. Siz beni ben yaptiniz ama zor yoldan geldim ben buralara sizin sebebinizle. Cok agladim arkanizdan, kendime gore birakma yollari kesfettim, sancili acili unutuyorum  hepinizi, ama hic de kolay olmuyor. O yuzden de evet sizi affetmiyorum. Anladim ki affetmek zorunda da degilim ben sizi, affedince ne daha iyi bir insan olacagim ne de daha kotu, ben yine hep ben olacagim. Sadece birinize bir kiyak gectim, aslinda biraksaniz hepinize gecerdim. Biriniz bana herseye ragmen inandi, guvendi. Ben de onu ikiye boldum, bana zarar veren haliyle bana iyi gelen halini ayirdim. O yuzden o hala benim hayatimda, hem de cok guzel bir yerinde. Umarim hep de orda kalacak. Ama o diger yarisini tipki digerleri gibi affetmeyecegim. 

8 Eylül 2016 Perşembe

Yine kendimle konustuk

En seslisinden kendimle konustum az once. Artik bitti, hem de bekledigimden cok acitti da beni biterken. Konustum ben de kendimle karar vermek icin, niye girdi hayatima, iyi mi oldu yoksa hic girmese miydi. Yok ya, iyi ki de girmis hayatima, bir suru konuda yardim etti bana. Bir kere bana bir daha bir daha birini sevebilecegimi gosterdi. Sonra uc kusur yil once yerle bir olup, iki sene once de hafif yukseldigi yerden bi tik inen ozguvenimi eskisinden de saglikli bi tasidim sayesinde. Bir kac sefer oyle bi bakti ki bana kendimi en onemli en iyi en guzel en de seksi hissettim. Kadin hissettirdi. Ama iste bitti. 
Ben saniyordum ki biterse etkilenmem baslarda. Biliyorum ayriligi sandim. Evet cok daha rahat geciyor tabi eskiye gore. Ama her ayrilik farkliymis megerse. Bildigim sadece her duygunun bizim icin olduguymus. Bildigim aslinda eninde sonunda gececegini bildigim icin aciya merhaba diyip onu kabul edip icimde kalmamasi icin savasmamakmis. Her aci farkliymis. Yeniymis. Onu yasatanla farklilasirmis. Uzuldugum sey hayatimdan da cikmis olmasi. Yoruyor artik beni insanlarin hayatimdan cikmasi, uzaklasmasi, yeniden birilerinin girmesi, yeniden emek vermek, yeniden guvenmek. Orda biraktigim, emek verip bir yerlere koydugum insanlarin hepsinin mesafesi degisecek cunku. Burda ya yenileri gelecek yerine, ya da gelemeyecek. Onu da bilmiyorum. Ne diyelim belki de daha iyisi olacak. Bekleyelim yine, sonra da gorelim. 

7 Eylül 2016 Çarşamba

Once aksiyon sonra enerji

Al sana motto. 
Dunku modumun sarkisini acikliyorum, sevgilimden ayrildim cok yalnizim, hem de cigirtkanlik derecesinde. Nerdeyse vize gorusmesine bile gitmeyecektim, bayram tatilini kendime zehir edecektim. Simdi ne mi oldu, heyecanla cumartesini bekliyorum, icim icime sigmiyor. 
Ciktim ya vizeden, icim pir pir. Ne mi degisti dunyada, aslinda hicbirsey. Yine trafik vardi, yine kimse gulmuyordu birbirine, yine herkes bir telasli, yine hava sicak, yine yurudukce bluzum terden ustume yapisti, yine metronun merdivenlerini indim, yine asansore binerken erkekler ladies first demedi, yine kredi kartim gelmedi, yine ofisten aradigim on kisinin dokuzu telefonunu acmadi, yine banka subesinde sira bekledim, yine karsima dunyanin en seksi en yakisikli en harika erkegi cikmadi, yine misirdaki amcamdan miras kalmadi, yine yine yine. Ama ne mi degisti, ben bi degisik baktim, bankada yanimdaki amca sikayete baslayinca dinledim onu, biyikli diye resmini begenmedigim taksiciye dort yildiz verdim aplikasyondan, hatta musteri temsilcisine sinirlenmedim. Kisacasi ucurdum enerjimi, degistirdim algimi. Sonra ne mi oldu, simdi evdeki halimin dunden hic bir farki yok gorunurde. Hersey ayni ama gozumde yaslar yok, cumartesini bekleyen pir pir yuregimle yatagima gidiyorum simdi. Cunku bana korkularimi kagida yazip onlara tesekkur edip hayatimdan nasil yollayacagimi gosteren canimin ici bir arkadasim var. 

5 Eylül 2016 Pazartesi

Korkularim ozgursunuz

Ben bugun kendi aklimdan gecenleri baskasinin agzindan duydum. Yuksek sesle duyunca yerle bir etti beni. 
I don't think we have a future together. 
Cat diye soyledi yuzume, benim aylardir soyleyemedigim seyi o soyledi bana. Tamam dedim ben de, vedalasip kapattik. Sonra ayni filmlerdeki gibi bilekligini buldum esyalarimin arasinda. Dayanamadim, duygusallastim aradim, reddetti, Fifa oynuyorum yazdi. Tesekkur ederim yazdim ve biraktim. Sonra kalktim sorguladim kendimi, niye ben boyle oldum diye. Yine benim cesaret edemedigimi karsimdaki soyledi cunku. Ben yine korkularimin esiri oldum, soyleyemedim. Kalktim canim arkadasimi aradim. Inanilmaz super bir fikir verdi bana. Bir kagit kalem aldim hemen, korkularimi yazdim, aynaya yapistirip karsisina gectim. Konustum onlarla. Beni bugune kadar korudunuz, size minnettarim, artik size ihtiyacim kalmadi, birakiyorum sizi, ozgurum ben dedim. Islattim cesmeden akan suyla, paramparca ettim, cope attim. Biraktim onlari. 
Sonra aklima gecenlerde gordugum ruyam geldi.. Kalktim anlamina baktim, daha guzel bir anlami olamazdi. Is hayati aile hayati hepsi harika olacak, buyuk sikintilar yasadigin zamanlari geride birakacaksin, huzurlu mutlu bir hayata baslayacaksin diyordu bana. Ilk isaretim geldi. 
Kabul etmek ozgurluk, ben de kabul ediyorum. Evet bizim bi gelecegimiz yoktu gercekten, bu basindan beri benim fikrimdi, ondan buraya gelince veremedim kendimi, uzaklastim, olamadim kendim gibi. Kacinilmaz son geldi o yuzden. Yalniz olurum gerektigi kadar, sadece gerektigi kadar. 
Korkularim, uzaklara gonderiyorum sizi, tesekkur ederim hersey icin. 

3 Eylül 2016 Cumartesi

Konusmuyoruz

Bir zamanlar bana hala nasil tarif edecegimi bilemedigim bi sekilde sevdigim biri bana dedi ki bazen sadece konusmamak istersin ve eger rahatsiz olmuyorsan bunu yaparken yanindakinden gercekten seviyosun onu demektir. Ben iste tam da su anda beni seven biriyle hic konusmadan oyle durmak istiyorum. Simdilik de kimseyi bulamadim, kardesim ders calisiyor, bi arkadasim aile ziyaretinde, bi tanesi cook uzakta, birinin telefonu kapali. Ben de simdi o yuzden kendi kendime hic konusmadan vakit gecirmeye karar verdim. Kahvemi yaptim, kitabimi aldim, gunesi batiriyorum. Yalnizligim ve ben birlikteyiz, hic konusmuyoruz, sadece duruyoruz oyle.