Pazar gunu kotuydum ama, sabaha karsi kendi hayatimin en kotu anlarindan birini yasadim. Belki de hayatimda ilk defa karsimdaki erkegin fiziksel gucunden korktum. Alkol bir insani bu kadar degistirebilirmis, onu gordum. Hayatimdaki en kibar, en dusunceli erkek gitti, yerine gozlerinden nefret fiskiran bir insan dikildi karsima. Konusamadim, tepki veremedim, hakkimi savunanadim. Dayak yemedim ama cok yaklastigimi hissettim. Azicik da olsa siddet gorup de caresiz olan kadinlari anladim.
Ben sabah kalktigimda ne kadar biseyler hissetsem de karsimdaki adama bitti diyebildim. Bunu farkli sebeplerden diyemeyen binlerce kadini dusundum, ve her ne kadar yolunda giden bir iliskiyi bitirmis olsa da bu olay ne kadar sansli oldugumu anladim.
Agladim ama butun gun, ertesi gun yine maskeler takildi ve gulerek ise gidildi. Aksam is cikisi 10 dakikalik bir konusmanin sonunda bu iliski tarihe gomuldu. Sonra eve gelip ustune iki kadeh raki icecektim ki erdal ve sezgin'le, ramazanin ilk gunu oldugunu hatirladim ve bir aylik alkol detoksumun ilk gunune denk gelmis oldugumuzu anladim. Oturduk, mezeler, onlara iki kadeh raki, bol bol kadin erkek iliski tahlili, keyifli bir gecenin sonunu getirdik. Sonra yatagima gittim icmeden kafam hafif garip. Uzandim, bir bosluk geldi, bir hissiszlik, pazar gunku butun yatak bana kaldi ferahlamasi yerini hafif bir huzne birakti. Ozledim onu. Eninde sonunda bitecekti bu iliski, ama boyle bitecegini aklimin ucundan gecirmezdim. Dun sabah yine bir garip uyandim, gun gecmek bilmedi, gozyaslarim hep saklandi arkada bir yerlerde, hemen Alexandra ya yazdim, geldi aksam konustuk dertlestik. Arkasindan istanbula donus hazirliklari biraz, sonra sezen'le biraz muhabbet. Maksat kendimi mesgul etmek, yoksa biliyorum dayanamayip ya arayacagim ya da yazacagim ozledim seni diye ve hemen cikip gelecek, yeniden kisir donguye girecegiz. Basardim kendimi mesgul tutmayi taaa uyuyana kadar.
Tam da haftasonu bir yazi okumustum, beynin bir kapasitesi var, caninizi sikan seyleri dusunmeye basladiginizda kendinizi baska seylerle mesgul edin diyordu, kapasiteyi doldurmayi basarirsaniz o can sikici konuya yer kalmayacak diyordu. Ise yaradi, hem de inanilmaz. Ertesi gun oldu, yine is, bu sefer arabada aglamak yok, ama pasaportu unutmusum, tekrar butun yolu geri git. Yine de mutlu oldum ya unuttugumu son anda hatirlasaydim diye. Sonra havaalanina geldim, ne biliyim icimde bi yerlerde gelsin istedim, taksiden indigimde kapinin onunde beni bekliyor olsun istedim. Herhalde kadinlik duygulari bunlar, bilmem ki. Yoktu zaten, yalan yok ama simdi de donusumu dusunuyorum, bekler mi acaba beni havaalaninda diye. Ikimizin de iyiligi icin en iyisi gelmemesi, biliyorum, ama iste mantikla kalp bazen elele yurumuyor. Yine de ben elimden geleni yapiyorum. Sirf onun kafasini karistirmamak icin sarilmiyorum telefona kendi ego tatminim icin bile olsa.
Yani iste bir maceranin sonuna geldim boylece, simdi ucaktayim, Istanbul semalarinda. Az sonra iniyoruz. Yeni hayatimi yasayacagim evimi tutmaya geldim. Ilk gecemde onunla kalacaktik evimde, ama olmadi. Heyecanliyim yine de. Merakli ve ayni zamanda gururlu.
Planlara takilmaktan da vazgecmeyi ogrendim gibi sanki. Plan yapmaktan vazgecmemeyi ama yerine hemen alternatiflerini koyabilmeyi. Ne de olsa uc sene kadar once ogretmislerdi bana, kul kurarmis kader gulermis.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder