5 Haziran 2018 Salı

Yine yazarim

Gecen hafta o kadar sacma sapan fikirlerle kendi kendimi sabote ettim ki depresyonun kiyisindan donmus olabilirim. Yani oyle cok uzun sureli olmazdi muhtemelen ama simdi durup dururken hic gerek yoktu bir yandan da. Sabahtan basladim kendimi doldurmaya onlarca sacma sapan dusunceyle. Doldum, doldum, neredeyse aglayacak seviyeye geldim. Hepsi de gercekten sacma sapan seylerdi. Hani boyle sonunda kendini dunyanin en yalniz insani hissettirecek turden. Haaa bir de sanki sonsuza kadar da oyle kalacakmis gibi. Icim mahvoldu, kalbim yine hizli carpmaya basladi, basim agridi. Cikardim spiralli defterimi cekmeceden aldim kalemi elime, basladim yazmaya. Ama nasil yazmak, kelimeleri hic dusunmeden, beynime geldigi sirayi hic degistirmeden. Icimden ne geliyorsa, ne hissediyorsam, beni neler o an oyle paniklettiyse hepsini sansurlemeden yazdim. Sonra yirttim kagidi, attim cuzdanima, evde defterimin arasina koydum. Nasil rahatlatti, nasil hafifletti beni anlatamam. Sonra bi daha yaptim, sonra bi daha. Hepsinde tahmin bile edemeyecegim kadar faydasi oldu bana. Dun de balkonda klasik cay cek cekirdek konusmalarimizi yaparken ogrendim ki aslinda bu bayagi gecerliligi olan bir yontemmis. Hatta farkli uygulama yontemleri varmis falanlar filanlar. Kagida yazmaya baslayinca seni o kadar geren seyleri aslinda bu sorunlari kendinden farkli bir yere koymaya basliyorsun. Sonra da kagidi ordan kopartinca sorunlari de kendinden ayiriyorsun. Boyle yazinca dunyanin en sacma sapan cikarimiymis gibi duruyor. Bana biri soyleme ben denemeden once bi yuru git allahini seversen derdim. Ama iste hem hayat hem de beyin cok farkli calisiyor aslinda dusundugumuzden. O yuzden ben bundan sonra durmadan yazica, taaaa ki yazacak birseyim kalmayana kadar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder