Eskiden birsey aldigim zaman, herhangi birsey, dunyanin en mutlu insani olurdum. Bundan alti yedi sene onceydi, lacivert bit ayakkabi alacagim diye kafaya takmistim, sonunda bir gun aradagim lacivert ayakkabiyi bulup dusunup dusunup almistim, ve olmustu iste, dunyanin en mutlu insaniydim cunku dunyanin en guzel lacivert ayakkabisi benimdi. Sonra birgun mudo'dan bir ceket almistim, aman allahim inanilmaz birseydi, ogrenciydim daha o zamanlar, sevgilim de yanimdaydi, dakikalarca dusunmustum o ceketi almak icin, sonunda buumm alinca yine en mutlu insan olmustum dunyadaki. Bir ayakkabi maceram daha var tabiki, aldiktan sonra ofise girince yayin yapmistim resmen ekiptekilere, hazir olun birazdan dunyanin en guzel ayakkabisini goreceksiniz diye.
Simdi dusundum de en son ne zaman aldigim herhangi birsey beni bu kadar mutlu etti diye, uzun zaman onceydi ne yazik ki, en azindan eskiden basima gelme sikligiyla karsilastirinca bayagi uzun zaman onceydi. Hem de su an daha cok sey almama, daha fazla para vermeme ve daha az dusunmeme ragmen. Sanki onemini kaybetti artik, heyecani kayboldu, kolay ulasildikca albenisi gitti rengi soldu.
Sonra dedim ki bu yuzden mi acaba? Acaba aslinda simdi eskisinden cok daha mutluyuz da artik kolay ulastigimiz icin mi sanki yokmus, sanki hep onu ariyormusuz gibi geliyor? Yoksa hep yanimizda basucumuzda da biz mi farkinda degiliz? Neden olmasin? Belki de biz hep mutluyuz, sadece artik cok kolay mutlu olmak da tadina varamiyoruz. Ben degistiriyorum bakis acimi an itibariyle, en azindan degistirme kararini aldim, calismalara basliyorum, yola ciktim yani. Cok basit ya, anladiniz siz beni. Hadi baslayalim, bir deneyelim bakalim, ne kaybederiz ki sonucta..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder