30 Ocak 2016 Cumartesi

Farkli sevince bazen

Anlatmakta zorlandigim bir sey var bazen. Gecen hafta sonu yine oldu, cok canim yandi. Aslinda cok guzel bir hafta sonu gecirdim, bir yil once sozu verilmis ama tutulmamis, kalbimi cokca kirmis biri tam bir yil sonra sozunu tutmaya karar verdi ve kaymaya gittik daglara. 
Hala geneline baktigimda haftasonumun, cok guzel gecti, yine birsuru seyi anlamami sagladi, sorgulatti bu hafta sonu beni. Kesiflerle, farkindaliklarla geri dondum evime. 
Ama pazar gunu sabah cok canim yandi. Dersimi cikardim yine de. 
Ben nasil desem zaten yanimdaki insanlardan cok fazla birsey isteyen biri degilim, aliskin da degilim. Belki cogu zaman herseyimi kendim halletmek zorunda kaldigimdan artik bir zorunluluk olmaktan cikti cogu sey, zaten kimseden birsey istemeden yapiyorum bircok seyi. Cok oldu, en kucugunden bazen kocamanina, tek tek kendim halletmeye calisiyorum herseyi. Bazen ilk seferde olmuyor, ikinci ucuncu denemeler, sonra Allah da yardim ediyor, bir sekilde hallediyorum herseyi. Benzin, ampul, kalorifer... Yuklemleri koymuyorum, anlamak zor degil zaten. Bazen bisey istememek icin kalirim kendimle beklerim sadece, zehirlendim mesela, saatlerce denedim ayaga kalkmayi, baslarda olmadi ama 15. saatte oldu, hersey olup bittikten sonra soranlara anlattim sadece.  Daha neler neler var, benim gibi yalniz yasayan insanlar, ozellikle kadinlar bilir, anlar ne demek istedigimi, bazen o kucuk gibi gorunen seyi tek basina yapmanin once ne kadar zor geldigini sonradan da haz verdigini ve en sonda da artik kimseden birsey istenmedigini. 
Ama iste bazen oyle bir an geliyor ki, ben de simarayim azicik diyorsun, guvendigim insanlar var, bana elinden geleni yapar diyorsun, kucucuk minicik ama senin icin onu birisi yaparsa musmutlu olacagin birsey istiyorsun. Iste ben de pazar sabah bunu yaptim. Hafif hastaydim kirgindim, bir gun onceden pazar kahvaltida yerim diye bal aldim kendime restauranttan ama otelde kahvaltiya inerken unuttum. Hasta da olunca cok usendim yukari cikmaya, yukardan bali getirebilir misin dedim. Cevap geldi: neden ben getireyim ki? 
O kadar agir geldi ki bu cevap bana, hangi kelime yeterli gelir anlatmama bilmiyorum su anda. Birsey demedim, yukari ciktim aldim geldim, sonra susmadi tabi, sadece ufacik bir bal icin nasil bu kadar bozulabilirsin, butun bu yuzun bal icin mi, o kadar degistim dedigin halin bu mu senin? Hic konusmadim o ana kadar, ekmegim ve balim. Ama ondan sonra dayanamadim, birakip yukari ciktim, agladim agladim agladim. Biraz konustuk ama anlamadi yine neden oldugunu, ben neden getireyim ki? Bal isteyip getirilmeyince, bu kadar kucuk birsey icin evet insan bu kadar uzulmez. Ama o cumle o kadar kocaman geldi ki bana, ben neden getireyim ki? Cok basit degil mi cevabi? Ya da bazi insanlar cok naif belki de. Bana gore sirf sevdigin icin bir insani, annen gibi, baban gibi, kardesin gibi, dostun gibi, sevgilin gibi, yani sirf farkli sevdigin icin, sirf o istedi diye yaparsin. 
Hayatimda farkli sevdigim insanlar var. Hep de olsunlar. Arada onlardan ufak ama kocaman seyler istemeye devam ederim ben. Ama kimi farkli sevecegime, kimden bunun istenip istenmeyecegine iki sefer dikkat etmek gerekiyor belki de.. 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder