Butun bunlari dusunurken ve bugun isten eve yuruyerek donerken bir sefer daha anladim ki Istanbul'da hayat pahali. Ne kadar minimal yasamaya calisirsan calis hersey para para para. Yine basladim yolda kendimle konusmaya, karar verdim sonra ve anladim pilini pirtini toplayip guneye yerlesen insanlari. Yemin ederim cok mantikli, birikimini yap sonra topla tasi taragi ver elini sakin bir guney sahil kasabasi. Gurultuden rekabetten kesmekesten ve gecim derdinden uzak minimal bir hayat. Hayal degil, gercek olur mu? Bilmiyorum, bekleyip gorelim.
10 Ekim 2016 Pazartesi
Sapiens
Ve bir kitap daha bitti bugun. Son gunlerin en populer kitabi oldu cikti. Her icgudude oldugu gibi ben de hemen sorulmadan savunmaya geceyim bari, ben daha bu kadar populer olmadan almistim ama ancak okuyabildim. Cunku ondan once araya baska baska kitaplar girdi. Biri de MS 2150. Siddetle tavsiye edilir. Biraz fazla futurist olup pespembe karlar da yagar mi acaba diye de dusunduruyor insana. Hatta benim gibi fazla ciddiye alip neden olmasin diye umitlenip ondan sonra Istanbul da yurumenin bile bir karmasa ve yaris hali oldugunu unutup bir bacagin bile gecebilecegi mesafeyi trafik var diye birakmayan kendini insan sananlarla karsilasinca tokat gibi yuzune vurulmus oluyor insanin bir hayalden ibaret oldugu. Yani kitapta bahsedildigi gibi bir insan irkinin simdilik olusmasi inanilmaz zor, hatta istanbulda imkansiz. Sapiens'e gelirsek, kitap ilginc, bazi yerlerde fazla bilgi vermeye kendini kaptirmis olsa da genel olarak beni hayretlerden hayretlere dusurdugu yerleri cok fazlaydi. Bir de bende soyle nasil desem, sanki iki kitap okumusum hissi yaratti. Ilk baslari milyarlarca yil oncesinden bahsederken masal gibi gelirken ozellikle son elli sayfada hay anasini bunlar gercekten olabilir mi acaba dedirtti. Kisacasi ben derim ki okunasi.
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder