Dayanamayip bunu yazmaya karar verdim bugun. Is cikisi yorgun argin metrodan cikip eve giderken kendimle verdigim savasi kazandim akmerkeze gittim meyve almaya, son anda aklima kas kalemimin bitmek uzere oldugu da aklima geldi. Elimde macro posetleriyle basladim sephora'yi aramaya. Asagi in yukari cik derken sonunda buldum. Bu kadar satis yapmak istemeyen bir satis elemani daha gormedim, en azindan bu tarz bir magazada. Ne dedigimi bile dinleme zahmeti pek gelmedi, zaten baktim olacak gibi degil iyi aksamlar deyip ciktim. Sevil parfumeri'yi gordum cikmadan, channel standi da hemen giriste olunca durup incelemeye basladim. Hemen saat daha da gec olmasina ragmen cok guleryuzlu bir satis elemani geldi, once istedigim kalemi gosterdi, ardindan baska bir tavsiye vermemi de ister misiniz diye sordu, kendisi birkac secenek gosterdi, benden spesifik istekler gelince baska bir standdan arkadasini cagirdi, daha da guleryuzlu bir satis elemani daha geldi, karar verebilmem icin usenmeden makyajimi titizlikle temizledi, kendi urununu uyguladi ve en sonunda yepyeni bir urun alip ciktim. Cikmadan once memnuniyetimi yeniden belirtmeden edemedim tabi. Bu yeni huyumu cok sevdim, aldigim herhangi bir hizmetten, urunden hatta tepkiden bile memnun kalinca elimden geldigince tesekkurumu etmeden gecmiyorum. Oyle bir his doguyor ki icime sanki o kisinin de gunune bir farklilik katiyorum. Daha guzel ne olabilir ki zaten.
Yani sonuca gelelim, satis yetenegi baska birsey, inanilmaz potansiyel bir aliciyi bile kaciriyorsan hic satisci olamamissin demektir, potansiyel olmayan birine o urunu satiyorsan dogru yere dokundun demektir zaten.
Son bisey daha, Cem Adrian bir aplikasyon yapmis, inanilmaz, kesin indirilesi. Alakasiz oldu ama soylemeden gecemedim :))
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder