Cok fena sarmala girdik su anda. Birbirimizi ikna etmeyi de biraktik. Anlamaya odaklandik. Sanki daha da zorlasti oyle olunca. Insan anlamak icin zorladikca kendini, o kadar deger verince birine anlamaya basliyor gercekten. Anladikca da hak veriyor. Ama kendini de birakamiyor, degerlerini, biriktirdiklerini, duygularini. Hele bir de ne istediginden de eminse iyice icinden cikilmaz bir hal aliyor.
Cuma gunu kotu bir gundu benim icin. Olur ya hani, hersey ustume ustume geliyordu. Biseyler ariyordum aslinda ne aradigimi da bilmeden. En guvenilir oldugunu dusundugum alternatifi sectim. Eve hemen gitmek istemedim, sevgilim yanimda olsun istedim. Birden en guvendigim secenegin aslinda hic de olmadigini gordum, dunyam yikildi. Tepkilerim anlamsizlasti. Israrlarim artti. O beni anlamadikca ben daha da sacmalamaya basladim. Devam ettikce ettim. Eve de gidemedim, gidemedikce burda daha da kapana kisilmis gibi hissettim. En sonunda tuvalette elimde telefon aglarken buldum kendimi. Bir saat boyunca orda kapana kisilmis gibi kaldim. Agladim. Pes ettim. Biraktim onu ikna etmek icin yazmayi. Bekledim, sis gozler insin. Agladigim cok da belli olmasin. Toparladim ciktim sonra. Cikarken kacar gibiydim binadan. Cok kirildim o yuzden. Uzuldum. Nasil kendimi boyle bir duruma soktum diye. Kizdim kendime. Sonra sarmaladim kendimi, toparlandim. Anlattim kendime, disardan baktim hangimiz hakliyiz diye. Ikimiz de hakliyiz aslinda. Belki benim tek artim basindan beri ona ne istedigimi soylememdi. O kadar. Yoksa ikimizde hakliyiz aslinda. Ertesi gun bulustuk, konustuk. Sonra anlattim ona. Konustuktan sonra yani. Konusurken olmadi cunku, sanki dinlemedik birbirimizi. Konustuk sadece, digerinin ne dedigini duymadan. Sonra anlat dedi ne dusunuyorsun. Gozlerim yasliydi artik. Yok dedim, ne gerek var ki anlamiyoruz birbirimizi. Sen anlat yargilamak yok dedi. Dusundum biraz, ne olacak ki anlatirsam, sonra inandim ona anlatmaya basladim. Ne hissediyorsam, nasil icimden geciyorsa. Dayanamadi ama dedi, ama olacaksa anlatmayayim deyince tamam yargilamak yok sadece dinleyecegim dedi. Ondan sonra gercekten odaklandi bana, dinledi, biraz daha anladi.
Ne istedigimi biliyorum ben, otuz yasimi geceli cok oldu, farkliyim biliyorum, ama iyi bir insanim ben. Neden olmuyor, neyi yanlis yapiyorum anlamiyorum dedim. Anlattikca agladim, agladikca anlattim. O da dinledi beni. Bilmiyorum ne yapacagimizi, cozum bulamiyorum, seni seviyorum ama sirf bunun icin de buna bu sekilde devam etmek istemiyorum, ya kendime olan saygimi kaybedersem o zaman dedim. Ben ben olamam ki. Tamam o zaman, ayrilalim diyecek sandim. Ben ayrilmak istemiyorum dedi. Beklemiyordum. Etkilendim. El ele ayrildik ordan. Nasil oldu, nasil o konusmadan oyle kalktik bilmiyorum. Simdi ne mi olacak? Korkuyorum aslinda. Bicak sirtindayiz, birbirimizi deniyoruz. Sasirtsa beni.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder