Geldik buradaki son aksamima. Buraya gelmeden onceki fikrim aslinda biraz daha uzaklara gidip butik bir otelde konaklamakti. Son anda arabamin yoldayken bir ara beni nasil korkuttugu geldi aklima. Yanimda biri varken araba kullanmak ne kadar uzun olursa olsun problem degil. Hatta arabamin bozulmasi bile problem degil. Ama Türkiye’ye sehirlerarasi herhangi bir yolda araba bozuldugu icin bir kadinin yalniz basina kalmasi pek de istedigim bisey degil. Iste tam olarak bunu goze alamadigim icin gozumu yakin yerlere diktim. Gecen hafta henuz calisirken yanimda oturan arkadasima bu fikrimi soyledigimde bana burayi tavsiye etti. Boylece sapanca aklima girmis oldu artik. Hemen birilerini arayip, baska yerleri sordum ve sonunda buraya karar verip rezervasyonu yaptirdim. Ben zaten oyle ozellikle de onemsiz bir karar verirken saatlerce dusunen bir insan degilim. Cuma gunu son gunumu tamamlayip, cumartesi de dersimi bitirip aksaminda da dogum gunu partisine katildiktan sonra solugu yolda aldim. Tatilin en zevkli kismi bence. Her zaman. Hele de arabayla gidiyorsam, hem de ben kullaniyorsam. Ilk once toplam izlenimimle baslayayim. Kotu bir otel degil, ama bes yildizli bir otel degil bence ve parasini hak edecek bir hizmeti yok. Aaa yalniz az once bana sarabimi getiren kizcagizin guler yuzunu bunlardan ayri tutuyorum. Ama orda bile standart yok, ilk aksam sarabi soyledigimde yaninda cerez gelmisti, ama bugun yok. Acaba birinden mi kalmisti ki o aksam, himmm... Neyse. Ilk gun geldim, karsilama biraz tuhaf geldi bana. Ama bunu dayandirabilecegim objektif bir sebebim de yok hani. Check in icin siraya girdim. Telefon numarami alip biz sizi odaniz hazir olunca arayacagiz dediler, tamam dedim, geldim su anda oturdugum salonda beklemeye basladim. Saat ikiyi yirmi gece artik sabrim tasti. Resepsiyondaki cocugun soyledigi daha da sabrimi tasirdi. Biz sizi aradik ama telefonunuz cekmiyordu. Ama sikayet yazdigim tatil sepeti beni aradiginda cekiyordu nedense. Tabi ki bence bu bir bahane degil, madem senin otelinde telefon cekme problemi var o zaman bana diyeceksin ki saat ikiye kadar sizi aramazsak lutfen siz tekrar reserpsiyona gelin. O arada tatil sepeti aradi, tabi ben hizimi almisim, o kiz da ama diye baslayinca dedim anlamiyorsunuz, ben buraya gecelik kac para oduyorum bla bla bla. Sonrasinda bir bebek aglamasi, tek amacim kafa dinlemek ama bebek agliyor. Hangi oda diye aradigimda resepsiyondaki adam sacmalamaya basladi. Iyi bir baslangic olmadi ne yazik ki. Tabi ki bebek olacak ve aglayacak da ama en azindan bu insanlari yakin yerlere topla. Ben gelmisim huzur icin, kafami dinlemek icin, bebek aglamasi duyunca benim kafa gitti. Yemeklere gelirsek, kotu degil, ama iyi de degil. Bugun, kadin budu kofte gordum mesela aldim, ama cok kuruydu, sadece bir tanesini yiyebildim. Sabah kahvaltisinda bisey eksik ama yalan yok ne oldugunu bi turlu bulamadim. Pan cake ler cok iyiydi ama, iki gun de yedim, yarin sabah da yiyecegim. Bardaklarin hep kenarlari kirik. Uc bardagin ikisinin kenari kirikti, ve sen gural otelsin. Seramik, porselen senden sorulmali. Senin misafirlerine sundugun kupalarin kenarlari kiriksa diger oteller napsin. Bahcesi cok guzel, kabul ediyorum. Iki gundur yuruyorum ve hala yuruyebilirim. Spa’sina gitmedim. Havuzuna bir bakayim dedim. Tabi mevsimden dolayi kapali olana. Ama o kadar sicakti ki vazgectim. Cikip bahcesinde yurumeyi daha keyifli buldum. Kisacasi kotu degil, ama bes yildizli degil, max guzel bir uc yildizli otel olur burasi. Yani NG Sapanca, beni kazanamadin. Bu paralara ben bi daha gelmem, gelene de mani olmam, tarz meselesi. Haaa, fiyatlar duser hizmet ayni kalirsa neden olmasin?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder