27 Kasım 2016 Pazar

Metrobus macerasi

Iki hafta sonra yine bir metrobus yolculugundayim. Bi tuhaf hissediyorum Ben metrobuste, garip bi huzun gelip cokuyor ustume niyeyse, hani sehirlerarasi yolculuk yaptiginda hisseder ya insan bazen. Bi yandan da tam kendine donme zamani, tabi oturacak yer bulursan eger. Ben sansliyim o yonden ilk durak son durak olayindan. Iki hafta once ayni yolculugu yaptigimda heyecanla biraz da endiseyle Alex'den cevap gelecek mi diye bekliyordum. Butun yol bekledim hicbirsey gelmedi. Eve vardim uyku zamanim geldi hala yoktu birsey, ertesi gun yine bisey yoktu. Megerse karar verilmis zaten, bir sonraki gun dibe vurmustum bir suru ufak seyin birikmis etkisiyle. Simdi iki hafta gecti, antremanli olmanin da verdigi etkiyle alex artik mazideki yerini aldi, hafif bir huzunle aniyorum artik. Bazi bazi agir gelecek aklima muhtemelen, hazirim tabi, neler bekliyor biliyorum nasilsa.
Yogun gecti aslinda bu haftasonu, hic bos kalmadim nerdeyse, iyi geldi. Hep oyaladim kendimi. Cuma gunu uzun zaman sonra bir raki gecesi, arkasindan biraz dans. Bir tuhafti yalniz. Sanki butun mekanda eglenebilen tek kisi benmisim gibiydi. Ya cok mutsuz artik cidden insanlar burda ya da herkes piyasa yapmanin pesinde, elinde telefonla milleti suzuyor. Dans eden kimse yok. Uzuldum burdaki insanlara. Ne mutsuzlugunu ne de mutlulugunu yasayamiyor insanlar burda. Sansliyim o yuzden, mutluyken havalara ucabildigim icin, mutsuzken aglayabildigim icin. Duygularin hepsi bizim icin nasilsa, sonuna kadar yasamak en buyuk sans. Hepsini sindire sindire, bir sonrakine hazirlanmak icin.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder