Veee Merkür metrosu sonunda bugün bitiyor. Ne retroydu arkadaş. Beni benden aldı resmen. Kaç sefer aramak istedim, yazmak istedim artık ben sayamadım. Aralarda da kaç sefer küfrettim, kaç sefer bela okumaların eşiğinden döndüm, onunla ilgili zaten hiç bir fikrim yok.
Yazmadım ama, inanamadım çünkü. Çok aramak istedim, sadece sesini duymak istedim, o da hala beni düşünüyor olsun istedim. Korktum ama aramaya. Ararsam beni artık düşünmediğini anlarım diye korktum. Bunu bilmeye hazır değilim şuanda. Ben hala kapı çalar mı diye beklerken, telefondan çıkan her seste acaba o olabilir mi diye umut taşırken içimde telefonu görene kadar, beni unuttuğunun kanıtını istemiyorum. O yüzden de arayamıyorum. Çok ağladım ama, hala da ağlıyorum her gün. Günün bir anında aklıma düşüyor, gözlerim doluyor, tutamıyorum. En kötüsü de işyerinde aklıma düştüğünde oluyor. Tuvalete kaçıyorum hemen, bazen tutamıyorum yaşını gözümün, bir iki damla dökülüyor, bazen de engelliyorum. İşyerinde az yakalanıyorum neyseki. Evde daha çok oluyor, aklımda gibi hep, en çok da kapıyı açınca geliyor aklıma. Kendi kendine evi bulup kapıyı çalışını, açtığımda bana bakışını hatırlıyorum. Sanki bana hiç kimse öyle bakmamış gibi şimdiye kadar. Belki de bakmadı gerçekten, belki de ondan unutamıyorum onu hala.
Merak ediyorum, nasıl oluyor diye. Karşısına çıkan her kadına mı öyle bakıyor, o böyle bir insan mı diye, yoksa bana mı baktı öyle sadece. Sadece bana baktıysa nasıl bu kadar kolay unutabiliyor, ben hala her gün en az bir fasıl ağlarken onun için o nasıl bu kadar kayıtsız kalabiliyor? Ben de bilsem ben de yapabilsem keşke ve artık bitse. Eğer herkese yapıyorsa zaten dünyanın en bencil hareketi, diyecek hiç bir şeyim yok. Ben anlamıyorum ve kabul edemiyorum ne yaparsam bu bencilliği. Belki de bencillik mutluluktur. Yok ya bana olmaz, olmuyor. Bir anlık aklına düştüğümde beni arayı sonra kendini tatmin edince hiçbirşey olmamış gibi devam etmesini ben anlamıyorum. Bana neler olduğu umrunda değil. Ben burda çıktığım yerden önce daha da yükseliyorum sonra yine yerin dibinde buluyorum kendimi öyle olunca, ama kime anlatıyorum ki, boş laf sadece.
Neyse ama, belki de merkür'dür diyorum şimdi. Bugün retro bitiyor, etkileri de artık inşallah bir kaç güne tamamen biter. Ben de hayatıma kaldığı yerden devam ederim. En iyisi biraz iş odaklı olmak bu aralar. Zaten her taraf kar, üstüne bir de burdaki güvensiz ortam da eklenince dışarıda yapacak pek bişey yok. En iyisi iş yine, odaklanalım gitsin. Hem zaten ikizler burcu için aşk hayatı anca mart gibi falan yeşilleniyor, madem öyleee beklerken vip salonunda diğer tarafları biraz yükseltelim. Sonuçta iş önemli, yaşamak için para lazım, en çok da hobiler için para lazım. Havalar biraz düzelsin de aklımda var bişeyler. Burdan giderken yarım bıraktıklarım, belki zamanıdır artık onlara geri dönmenin. Haa bir de bakarsın kelebekleri havalandıracak kişi hiç ummadığım yerden çıkar, yeniden sabahları uyanmak için sebebim olur:)). Yani kısacası, retro biter umutlar yükselmeye başlar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder