3 Şubat 2019 Pazar

Komşu teyze

Çooook zor bir haftaydı. Sanırım her gün en az bir fasıl ağladım. Önce beceriksiz ilan edildim, sonra iş bulmam söylendi yani bir nevi kovuldum aslında. Sonra tekrar o muhteşem “talent” oldum. Tenis topu mode on yani. Tahammülüm gittikçe azalmaya devam ediyor. Güzel olan şeyler de var. Hemen b planımı oluşturdum, dünyanın en iyi planı olmasa da. Annemse inanılmazdı. Kendini daha fazla yanımda hissettiremezdi. Annem ve babam. Şu an yazarken yine gözlerim doluyor. Sanırım benim hayattaki şansım onlar. Bu aralar en çok isyan etmek istediğim anlarda kendimi durdurma sebebim onlar benim. Onlardan başka herşeyiyle sadece benim iyiliğimi isteyen kimse yok. Olması da saçma olur sanırım. Yanlış girdim aslında, olmasını da beklememem lazım. Zira ben de en en en önce kendimi düşünüyorum. Şu anda bile mesela kimsenin derdiyle uğraşacak enerjim yok, kendimle ilgileniyorum. Kimseye verecek ne zamanım var ne de tahammülüm.
Yine de güzel şeyler de oluyor. Gecenin on buçuğunda evden çıktığımda pencereyi açıp nereye gidiyorsun diye soran bir komşu teyzem var benim. Üstelik de ertesi gün beni görünce merdivenlerden çağırıp dün akşam beni yanlış anlamadın değil mi, öyle mahalle karıları gibi bağırdım pencereden, ben sadece seni merak ettim diye kendince benden özür bile diledi. Üstelik de pencereden bağırmasını ben bira içerken masada tatlı tatlı anlatmışken. Güldüm ben de öyle deyince, kendimce söyledim aksine hoşuma bile gittiğini. Hızını alamadı, kızı bana bir kitap hediye bile etti. Şu zamanda böyle komşum olması çok ama çok hoşuma gidiyor. Herşeyin basma kalıp, sahte, ruhsuz olduğu bu kocaman şehirde gecenin on buçuğunda evden çıkıyorum diye beni merak eden biri var. Çünkü on buçukta evden hızlı hızlı çıkmak normal değil. Ben de normal değildim zaten, normal olsam o saatte çıkmazdım. Cuma günü ya akşam yemeğe gidilir saat sekizde çıkarsın en geç evden, ya da gece dışarı çıkılır o zaman da on ikide çıkarsın. Ama on buçukta hızlı hızlı evden çıkıyorsan evin duvarları basmıştır, bir an önce kendini dışarı atmak istemişsindir. Ve belki de o kadar yalnız hissedersin ki kendini allah o yüzden komşuyu dürter ve camı açıp kendince yalnız olmadığını söyler sana. Mutlu olursun, taksiye kadar yolu minik bir tebessümle yürürsün.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder