Aslinda biz kadinlar cogunlukla kendi gucumuzun farkinda degiliz sanirim. Yasadiklarimiz ya da yasamak zorunda oldugumuzu dusunduklerimiz yuzunden belki de.
Hep beklentileri karsilamak bizim gorevimizmis gibi ogretiliyor, biz de elimizde daha iyi bir secenek olmadigindan midir yoksa risk almaktan korktugumuzdan midir hep kendimizi beklentileri karsilarken buluyoruz.
Hep korkuyla geciyor zamanimiz. Cogunlukla da yalnizlik korkusu. Halbuki bu korkuyu icimizden atmayi basarabilirsek hayat hem bizim icin hem de hayatimizdaki diger insanlar icin cok daha eglenceli oluyor.
Butun olay birey olmayi basarabilmek. Bir insana, bir esyaya, bir pozisyona bagimli olmamak. Onsuz da mutlu olabilmek saedece kendi oldugu icin.
Daha da onemlisi bunun farkina varabilmek.
Benim farkina varmam biraz gec oldu sanirim, ama yine de zararin neresinden donulse kardir. Ya da belki de o zaman farketmem gerekiyordu. Dogru zaman farkettigim zamandi.
Gorece mutlu olmami, birey olmami saglayacak herseye sahipken olesiye korkuyordum yalniz kalmaktan. Arkamda duran, bana her zaman destek olan bir ailem, kariyerim, param vardi. Ama en onemli sey eksikmis megerse, kendime olan guvenim. Isin komik tarafi ise ben her zaman var saniyordum.
Sonra bir gun olan oldu, ayrilik gunu geldi catti. Olesiye korkmustum. Nasil gececekti bundan sonra zaman, ne yapacaktim, tatile kimle gidecektim, peki ya yemek yemeye bir daha disari cikamayacak miydim, yalnizim diye arkadaslarim da ya beni artik cagirmazlarsa, spor salonuna nasil gidecektim, yalnizdim artik, tek basina kocaman dunyada bir yapayalniz tek basina.
Ilk zamanlar inanilmaz zordu, cunku o zaman henuz farkina varmamistim aslinda herkesin yalniz oldugunu ve en sonsuz sinirsiz mutlulugun kendin oldugun zaman sana geldigini, onun disindaki herseyin hayatin bize sundugu bonuslar oldugunu.
Sonra bir gun farkettim ne kadar sansli oldugumu, mutsuz bir iliskiyi sirf yalniz kalmaktan korktugum icin surdurmek yerine, allah bana bir sans sunmustu. Bunu sonuna kadar degerlendirmem gerekiyordu.
O zamanlar bir arkadasimin dedigi gibi, elimde first class biletimle vip salonunda ucagimin kalkmasini bekliyorum, acelem yok bir yere yetismek zorunda degilim, ucagim rotar yapti henuz ne zaman kalkacagi belli degil, ama elbet kalkacak. Onumde iki secenek var, ya ucagim hala kalkmadigi icin kendi kendimi yiyip bitirecem ya da rahatlayip anin tadini butun sahip oldugum luksle cikaracagim. Her iki sekilde de o ucak bir gun kalkacak ve beni gitmem gereken yere goturecek. O zaman neden icinde bulundugum anin tadini cikarmayayim?
Hep birlikte ani yasayalim, anin icinde kaybolalim...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder