28 Eylül 2015 Pazartesi

En onemli insan

Guclu olmak gercekten eglenceli, hele bir de hem kadin hem de gucluysen ve bunu belli etmekten korkmuyorsan muhtesem birsey. 
O duyguyu gercekten yasayabilmek insana bambaska bir haz veriyor. Yenilmezlik hissi, yarista gibi degil ama, ya da belki de sadece kendinle yarisin. 
Yine de bazen yoruyor insani. Iste o yordugu zamanlarda kendine zaman tanimali insan. Bir durup nefeslenmeli. Dinlenmek mi istiyor, dinlenmeli. Ya da sadece dusunmeden davranmak, konusmak, belki de hata yapmak. Bu hakki verebilmeli insan kendine, bu yuzden insaniz zaten robot degil. 
Aglayabilmeli, onun tadina varabilmeli, herkes kendi istedigi sekilde, kendini rahat hissettigi yolda. Iki kadeh rakisini icip bagira bagira zeki murene eslik mi etmek istiyor, etmeli en detone sesiyle.
Normalde seyretmeyecegi romantik dramayi seyredip o kadinin yerinde olmayi hayal etmek mi, etmeli kime ne.
O gitmek isteyip kimseyi razi edemedigi bara gidip kendi kendine cilginca dans edebilmeli yalnizligina takilacaklara aldirmadan. 
Ya da iki gun evden cikmayip sadece gozyaslarini silip dondurma yiyebilmeli alacagi kalorilerin hesabini yapmadan, ya da varsin yapip elindeki vicdan azabiyla dalga gecebilmeli. 
Biz kadinin, o kadar cok seyi hakediyoruz ki. Ama hayatin hizina hevesine kapilip atliyoruz bazen kendimizi dinlemeyi. 
O hani icimizdeki cocuk mu yoksa sadece icimizdeki narin kirilgan beni simartmayi unutuyoruz bazen. O hep benimle diyoruz, alirim bir ara gonlunu nasilsa diyoruz. Esas onun gonlu onemli etrafimizdaki onlarca gereksiz gonlun aksine. 
Hayatimizdaki en onemli insan icin bazen mola verelim, kendimiz icin..
En azindan deneyelim 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder