28 Kasım 2015 Cumartesi

Tel Aviv'i sevmek icin bir kac neden

Bundan uc dort sene once gelmeyi asla dusunmedigim, hayal bile etmedigim bir ulkedeyim su anda, israil'deyim, tel aviv'de. Bir aksilik cikmazsa pazartesi yolculuk Jerusalem'e (kudus). Inanilmaz heyecanliyim. Hersey ama hersey burda bekledigimden cok daha guzel, cok daha kolay, cok daha rahat. Burda insanlar nasil yasamalari gerektigini ogrenmisler gibi hissettim ben. Bana inanilmaz stressiz geldi mesela burda insanlar, huzurlu. Bunu kendi ulkemden birine soylesem herhalde alayci bir gulumsemeyle karsilarlar beni. Halbuki bence biz kendi ulkemizde daha az variyoruz hayatin, yasamanin mutlulugunun, huzurunun tadina. Gosterisle yakindan hic bir alakalari yok, araplardan bahsetmiyorum, yargilamamak icin onlar hakkinda yorum yapmayacagim. Herkesin buna kadinlar da dahil giyim tarzi rahatlik uzerine kurulu. Kadinlar huzurlu burda, yuzlerinden, konusmalarindan, gozlerinden belli, ikinci sinif olmamaya cabalamak gibi bir dertleri yok, sanki boyle birseyin varligindan bile habersiz gibiler. Gucluler belli, ve toplum onlari bu yonde tesvik ediyor, bu benim buyudugum yetistigim yerden gelen bir kadin icin inanilmaz. Haklarina hic caba gostermeden kendiliginden ulasmis olmak. 
Kaldigim otel, otel demek yanlis olabilir belki, bina, Fas'ta dogmus, Fransa'da buyumus sonra da tel aviv'e yerlesmis yahudi bir bayan tarafindan isletiliyor. Dun ugradi bir sorunumuz var mi diye sormak icin, inanilmaz bakimli ve hayat dolu bir kadindi muhtemelen altmislarinda. Zaten daha gormeden karsimda oyle birini gormeyi bekliyordum. Eve ilk girdigim anda karsimda gordugum duvarda yazani okuduktan sonra aksini dusunmemistim zaten. 
You only live once but if you do it right... Once is enough
Salonun duvarinda bunu gorunce kabul etmeliyim ki bir tuhaf hissettim. Dusundurdu beni, ben hakkini veriyor muyum acaba diye. Sonra dedim kendi kendime, tabi ki veriyorum, hem de hic bir zaman durmuyorum, hep daha fazla huzur icin cabaliyorum, bazen verileni kabul edip sukrediyorum, bazen secen olmak icin elimden geleni ardima koymuyorum. Balansin pesindeyim her zaman, bazen uclarda, sinirlarda bazen huzurda dinginlikte. Iste balansta tam oralarda bir yerde olmali bana gore. Her zaman ayni duygulari tatmak bana gore degil, her zaman uclarda yasamak da bana gore degil. Benimki herseyden biraz biraz, bazen bir yere gidip surekli dansetmek, icip cakirkeyif olup olur olmaz herkesle muhabbet etmek gulmek sirf canim istedigi icin kalabaliklarda olmak, bazen de dag basinda bir otele gidip mukemmel manzaranin tadini kahvem ve kitabimla cikarmak gun boyu. Iste benim icin hayati yasamak bu, istedigim zaman istedigim gibi olmak. Bazen beyaz, bazen siyah ve tabi ki bazen de gri..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder