Ya gevezeyi dinliyorum ya da turkce muzigi cok ozlediysem turkce bir kanal aciyorum.
Bu sabah tam kahvaltimi yaparken baktim candan ercetin caliyor, aglamam artik gidenlere. Tutamadim kendimi, bi gulumsedim.
Sarkinin modu dusuk kabul ediyorum pek de sabah saatine uygun degil benim icin. Ama sozler harikaymis megerse, hic dikkat etmemisim simdiye kadar.
Dostum sanip aldanmisim meger, yillarca surer sanmisim meger, bosa kalbimi acmisim meger, vakit kaybiydi diyemem ama, sen hic dostum olmamissin meger.
Sonra da diyor zaten aglamam artik diye. Tam benim sarkimmis ya megerse, aglama artik diyor bana.
Ikinci sefer dostum sandigim birini kaybediyorum, yapacak bisey yok, bazen yer acmasi gerekiyor insanin hayatinda. Benim icin zor olan ikinci sefer olmasi. Ikinci sefer gercekten cok sevdigim apayri bir yere koydugum insanin yerini degistiriyorum. Icim rahat, degistirmemek icin elimden geleni yaptim hatta bazen butun sinirlarimi zorlayip elimden gelenin fazlasini bile yaptim. Yine de gecen sure de hicbirsey degismedi.
Bakiyorum geriye simdi, ben onun hayatinda bir fark yarattim, hem de kalici farklar. O yuzden ben onun hayatinda artik eskisi gibi olmasam da, aslinda hep onunla birlikte olacak bir parcam.
O da bana ogretti bir seyler, cok canim yanmis olmasina ragmen yine yeniden birini sevebilecegimi gosterdi, hala icimde kocaman duygularim oldugunu gosterdi, bir insani sadece sevdigim icin defalarca affedebilecegimi gosterdi ve ilk tanistigimizda cok guzel iki ay hediye etti bana.
Her guzel sey gibi bu da bitti, artik yenilikler icin eskilerden kurtulma zamani.
Az once bir is arkadasimin veda mailinde yazdigi gibi, gelecek hayallerinin guzelligine inananlara aittir.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder